Toplam 2 Sayfadan 1. Sayfa 12 SonSon
23 Sonuçtan 1 İle 15 Arasındaki Gösteriliyor

Konu: Güç Yüzükleri

  1. #1
    Co-Administrator Elendil İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    11 Eylül 2008
    Yer
    Hell of the Mediterranean
    Yaş
    24
    Mesajlar
    662
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    4
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    BFME
    Lorien Puanı
    321
    Elendil's: Men

    Varsayılan Güç Yüzükleri

    Noldor ırkı tarafından ikinci çağda kurulmuş Eregionda bulunan ve başını Celebrimbor'un çektiği elfler tarafından dövülmüşlerdir. Celebrimbor, Feanor'un torunuydu ve bu soyun demircilik yeteneği tüm orta dünyada ünlüdür. İkinci çağın 1200 yılında, kendisine Annatar diyen bir adamdan hediyeler almaya başladılar. Annatar onlara demircilik hakkında yeni yetenekler vermeyi önerdi. Elrond ve Gil-Galad'ın uyarılarına rağmen kabul ettiler ve Annatar, Eregion'a geldi. 300 yıl boyunca Annatar'ın yanında kaldılar ve ondan büyülü yüzükleri yapmayı öğrendiler. 1500 yılında ilk güç yüzüğü yapıldı ve bunu takip eden yüzyıllarda tam 16 tane güç yüzüğü dövüldü. Her yüzüğün kendine ait bir değerli taşı vardı. Daha sonra Elfler kendilerine üç güç yüzüğü dövdü; Nenya, Narya ve Vilya. Ama Eregion elflerinin bilmediği bir şey vardı oda aslında Annatar sandıkları adamın gerçekte karanlıklar efendisi Sauron olduğuydu. Mordor'un Kıyamet Dağında diğer yüzükleri kendine bağlayabilecek tek yüzüğü dövdü. Onun sayesinde bu güç güzüklerinin efendisi olacaktı. Yüzüğü bitirdiğinde Elfler onun Sauron olduğunu anladılar ve kendilerine ait olan üç yüzüğü çıkardılar. Sauron öfkelendi ve Mordordan büyük bir orduyla çıkarak Eregiona saldırdı bu saldırı sırasında Celebrimbor öldürüldü ve Eregion yağma edildi. Fakat üç güç yüzüğünü elfler saklamıştı. 7 yüzük Dwarflara verildi fakat Dwarflarda yaratılıştan büyüye karşı dayanıklıydılar güç yüzükleri onları etkilemedi Sauron Dwarfların üstüne yürüyerek bu yüzükleri geri aldı. İnsanlara verilen dokuz güç yüzüğü amacına ulaştı ve kullanıcılarını Sauron'un hizmetine soktu. Bu dokuz köle Nazgul ya da yüzük tayfları olarak adlandırıldılar. Sauron elfler ve insanların Son İttifak Savaşı'nda düştü. İsildur tek yüzüğü yok etmedi ve yüzük ona ihanet ederek ölümüne yol açtı. Yüzük, Anduin'de kayboldu. Böylece bu üç güç yüzüğü kullanılabilir duruma geldi. Tek Yüzük tekrar ortaya çıktığında bir hobbit olan Frodo Baggins tarafından, Sauron'un 5000 yıl önce dövdüğü yer olan Kıyamet Dağı'nda ateşe atılarak yok edildi. Böylece üç güç yüzüğü de dahil tüm güç yüzükleri gücünü kaybetti.


    YUKARDAKİ BİLGİLERDEN DOLAYI ELESSAR'A SONSUZ TEŞEKKÜRLER


    ELFLERE VERİLEN 3 GÜÇ YÜZÜĞÜ ŞÖYLEDİR...


    VILYA

    Elflerin üç yüzüğünden biri. Hava yüzüğüdür. Bir diger ismi de safir yüzüktür. Önceleri Gil-Galad tarafından taşındı. Daha sonradan yüzüğü Elrond'a verdi.

    Vilya, Kadim Eldar lisaninda Gök demektir ve takan kişiye gök ile ilgili olan kudreti ihsan ederdi ki bu da Lord Elrond'un korumasında olduğu için Lord Elrond da hava ile ilgili tüm kudreti iradesinde düzenleyebiliyordu.

    Elrond, Orta Dünya tarihindeki en yüce elflerden biridir. Tam adı Elrond Peredhil'dir. Sindarin'de isminin anlamı yıldız kubbesi'dir. Sirion Limanlarında Birinci Çağın sonlarına doğru doğdu. Beren ve Luthien'in torunu, Earendil ve Ak Elwing'in oğludur. Rivendell'in efendisidir. Kardeşi Elros ve o, Feanorun Oğulları tarafından kaçırılmışlardı. Ancak Maglor onlara acıdı ve salıverdi. Kurtarıldıklarında Elrond bir şelalenin altındaki mağarada oynarken bulundu. Bu yüzden ona ismi verildi. İsmi mağarayla alakalıdır. Yazgısının ismiyle bağlandığını Ayrıkvadi'yi yapmasından anlayabiliriz.

    Elrond'un annesi ve babası Yarı-Elftir. Ve Öfke Savaşından sonra bir seçim yapma şansı elde etmiştir. Ya elf halkına ya da insan halkına mensup olacaktı. O, elf olmayı seçer ve Lindon'da Yüce Kral Gil-Galad ile kalmaya başlar.

    İkinci Çağın ortasında Sauron'un Eriador'a yaptığı akınlar yüzünden bir sığınak olarak yapılan Imladris'i yani Ayrıkvadi'yi kurar. Üç Yüzük'ten biri olan Vilya'nın yani hava yüzüğünün muhafızıdır. Sauronun yenilmesinden sonraki günlerde de Ayrıkvadi'de kaldı ve yurdu Vilya'nın kudreti sayesinde güzelleşti ve güçlendi.

    İkinci ve Üçüncü çağlarda büyük önemi vardır. Gil-Galad ve Elendil ile, son ittifak savaşına katılmıştır ve Ak Divan'ın asil üyelerinden biridir.


    NENYA

    Güç Yüzüklerindendir. Galadriel tarafından taşınmakta ve korunmaktadır. Eldarin dilinde Suyun Gücü demektir. Takan kişiye tüm sularla beraber su ile ilgili tüm maharetleri bahşeder. Serttaşı yüzüğü olarak da bilinir.

    Galadriel'in, nehir suyuyla doldurulursa üstünde büyülü görüntüler oluşturan ve havuzcuğa bakmakta olana geçmişte olmuş, şu anda olan ve gelecekte olacak olan şeyleri gösteren bir büyülü su havuzcuğu bulunmaktadır. Galadriel aynı zamanda, Earendil'in yıldızının içine hapsedildiği, salladıkça ışık saçan şiseyi Yüzük Savaşı sırasında Frodo'ya zor günlerde kullanması için vermiştir. Galadriel bu gibi konularda gücünü Nenya'dan alırdı.

    Noldor'un asil Hanımı, Işığın Hanımı, Finarfin'in kızı olan Galadriel, Tirion'da olan Noldor ayaklanmasında o gece Noldor'un asilleri arasında olup Orta Dünya'ya dönmeye can atıyordu. Fingolfin'in grubu ile Orta Dünya'ya Helcaraxe'den geri döndü.

    Uzun bir süre Doriath'da yaşadı. Maia Melian'ın yanında bilgeliği arttı. Doriath'da Thingol'ün akrabası olan Celeborn'a aşık oldu ve onunla evlendi. Doriath yıkılana kadar orada yaşadı.

    Dünya değiştikten sonra Orta Dünya'da 3 büyük elf yüzüğünden biri olan Nenya'nın yardımı ile Lothlorien ülkesini kurdu. Yüzük yokedildikten ve zarif Lorien solduktan bir süre sonra Elrond, Frodo ve Gandalf ile birlikte Cirdan'ın yapmış olduğu gemi ile Batı'ya geri döndü.



    NARYA

    Celebrimbor tarafından dövülmüş Elflerin üç güç yüzüğünden biridir. Diğer ismiyle ateş yüzüğüdür. Narya, doğanın ateş gücünü temsil eder. Kızıl parlak bir taşı vardır ve kalpleri ateşler . Kitaplarda bahsedilen maharetlerinden biri de, takan kişinin etrafına güç ve cesaret yaymasıdır. Gandalf'ın gittiği her yerde etrafına güven vermesinde etkindir, ilk önce bu yüzük Cirdana verilmiştir, fakat o gri limanlardan ayrılamayacağı için yüzüğü Gandalf’a verir; "Alın bu yüzüğü efendim, çünkü sizin uğraşınız çok zorlu olacak; ama bu yüzük, üzerinize alacağınız yorgunluk içerisinde size destek olacaktır. Bu ateş yüzüğüdür, bununla birlikte, belki, giderek soğuyan bu dünyadaki yürekleri tutuşturabilirsiniz. Ama ben, benim yüreğim denizle birlikte ve son gemi yelken açana dek gri sahillerde yaşayacağım, orada sizi bekliyor olacağım."Gandalf'ın orta Dünya'da görevlendirilmesinin başlangıcında dahi bu kadim onun himayesinde idi ki gandalf kadim anor* alevinin hizmetkârıydı. Narya'nın kızıl taşı ise Anor alevinin kendisinden oluşturulmuştu. Gandalf'ın pek hünerli olduğu havai fişeklerin irfanı ve ateşle ilgili maharetleri de, sahip olduğu ve koruyarak hizmetkârlık yaptığı Narya'nın ona bahşettiği yeteneklerdendir .Khazad-dum köprüsünde Gandalf'ın Balrog'a Anor'un ateşini, gizli ateşi kullandığını söylemesi de bununla alakalıdır.
    Son Düzenleme Elendil Tarafından 26 Eylül 2008 21:34 Tarihinde Yapıldı.

  2. #2
    zafer8377 İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    04 Ocak 2009
    Yaş
    19
    Mesajlar
    185
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Lorien Puanı
    259

    Varsayılan Orta Dünyanın Güç Yüzükleri

    Orta Dünya'nın Güç Yüzükleri
    Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf Kralları’na
    Yedisi taştan saraylarında Cüce Hükümdarlar’a
    Dokuz Yüzük Ölümlü İnsanlar’a ölecekler ne yazık
    Bir Yüzük gölgeler içinde Mordor Diyarı’nda
    Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisine
    Hepsine hükmedecek Bir Yüzük hepsini o bulacak
    Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak
    Gölgeler içinde Mordor Diyarında
    Kısaca orta dünyada güç yüzüklerinin hikayesi böyledir. Ancak biz daha fazla ayrıntıya gireceğiz. İşte size güç yüzüklerinin hikayesi..

    Güneşin 2. çağında Sauron farklı bir kişiliğe bürünmüştü. Ruhundaki kötülüğü gizleyerek Elflere iyi görünmeye başladı. Hatta hediyeler dağıtıyordu. Bu yüzden de elfler ona hediye veren yani Annatar demeye başladılar. Ama Sauron’dan şüphelenenlerde vardı. Bunların başını Elrond ve Noldor’un yüce kralı Gil-galad çekiyordu. Maalesef ki Sauron’a inananlar daha fazlaydı. Ve inanan diyarlardan olan Eregion onu memleketlerine davet ettiler. Eregion halkı Orta Dünya’nın en iyi elf demircilerini barındırırdı.

    Bir gün Sauron Elflere güç yüzüklerinden bahsetti. Orta dünyayı güzelleştirmek için ne kadar faydalı olacağından da. Ne yazıktır ki Eregion halkı Sauron’un gizli planlarını anlayamadılar ve bu teklife evet dediler..

    Gandalf Güç yüzüklerinden bahsederken şunları diyordu. “Çok uzun zaman önce Eregion’da Elf Yüzükleri yapılmıştı, sizin tabirinizle sihirli yüzükler. Ve bu yüzükler, elbette ki, çeşit çeşitti: Bazıları daha etkili, bazıları daha zayıf. Zayıf olan yüzükler , Elflerin daha bu hünerleri tam olarak olgunlaşmadan önce yaptıkları denemelerdi ve Demirci Elfler için bunlar sadece oyuncaklardı. Yine de ölümlüler için tehlikeliydiler. Fakat Âli Yüzükler, Kudret Yüzükleri, işte onlar korkunçtu.” Yani en başta bahsettiğimiz yüzüklerin dışında da güç yüzükleri dövülmüş ancak kudretleri Ali yüzükler kadar değildi.

    Neyse atlamayalım... 1500 yılından başlayıp o yüzyılın sonuna kadar 19 güç yüzüğü dövülmüştü. Bunların 16’sının yapımında Sauron doğrudan rol oynamıştı. Ancak 3’ü vardı ki bunları Orta dünyanın en hünerli demircisi olan Feanor’un torunu Celebrimbor dövmüştü ve bu yüzüklere Sauron’un eli deymemişti. Bu yüzükler ali yüzükler arasında en kudretlileriydi. İsimleri : Vilya, Nenya ve Narya’ydı. Yani hava, su ve ateş yüzükleri..

    Ancak Sauron tek başına Orodruin dağına gidip hepsine hükmedecek tek yüzüğü dövmüştü. Diğer yüzükleri bağlaması için yüzüğe gücünün büyük bir bölümünü aktarmıştı. Sauron Tek yüzüğü parmağına taktığında Elfler kandırıldıklarını anlamışlardı ve kulaklarında şu sözcükler yankılanmıştı... "Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul." Yani Hepsine hükmedecek Bir Yüzük hepsini o bulacak Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak.

    Elfler tarafından planları anlaşılınca Sauron güç yüzüklerini kendisine verilmesini istedi. Ancak Elfler yüzükleri vermeye yanaşmayınca Sauron Eregion diyarını yerle bir edip tüm halkı katletti. Bunların arasında Celebrimbor da vardı. Ama hep kötü şeyler olacak değildi. Sauron, evet 16 güç yüzüğünü ele geçirmişti ama en çok istediği 3 ali yüzüğü alamamıştı. Bu 3 yüzük Celebrimbor’un dövdüğü yüzüklerdi. Bu yüzükler daha sonra onları saklayacak Ariflere aktarılmış ve uzun süre akıbetleri bilinmemişti.

    Sauron elindeki 16 yüzüğü dağıtıyor:



    9’unu insanlara veriyor.
    Hatta arasında orta dünyanın en yüce insan halkından yani Numenor olan 3 kişi de vardı. İnsanoğlu kolaylıkla tuzağa düşebildiğini kanıtlamıştı. O günlerde Dokuz Yüzüğü kullananlar giderek güçlendiler. Eskinin Kralları, büyücüleri ve savaşçıları oldular. Zaferler ve büyük servetler kazandılar ama yüzükler onların felaketleri oldu. Sahip oldukları sonsuz yaşam sonunda onlara dayanılmaz gözükmeye başladı.
    her zaman umut vardır

  3. #3
    serkan aragorn İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    21 Eylül 2008
    Yaş
    26
    Mesajlar
    92
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Lorien Puanı
    274

    Varsayılan Elflerin Üç Yüzüğü [Narya,Nerya,Vilya]

    Narya, Nenya, ve Vilya. Güç yüzükleri arasında Tek Yüzük’ten sonra en güçlü yüzüklerdir. Güçleri hissetme, yapma, koruma ve iyileştirme üzerinedir. Silah olmamalarına karşın Sauron ve ona hizmet edenlerden korunmak için kullanılabilirler. Bu üç yüzük taşıyıcılarını görünmez yapmazlar.

    Elflerin güç yüzükleri ikinci çağın 1590’lı yıllarında büyük Elf ustası Celebrimbor tarafından Eregion’da yapılmıştır. Eregion’daki Celebrimbor ve Elf demircileri Valar’ın temsilcisi gibi davranan ve kendilerine yeni marifetler öğreteceğine söz veren Sauron tarafından kandırılmıştır. Sauron’un talimatlarıyla elfler dokuz yüzük ve yedi yüzükte dahil olmak üzere güç yüzüklerini yapmaya başladılar. Elflerin üç yüzüğü Celebrimbor tarafından tek başına yapıldı.

    1600’lü yıllarda Sauron Hüküm Dağının ateşinde diğer güç yüzüklerini kontrol edecek Tek Yüzüğü dövdü. Elflerin üç yüzüğüne Sauron hiç dokunmamış olmasına rağmen onun öğrettiği maharetlerle yapılmışlardı ve hala tek yüzüğün gücüne bağlıydılar.
    Sauron tek yüzüğü taktığı zaman Elfler O’nun farkına vararak nasıl kandırıldıklarını anladılar. Buna rağmen kendilerini yüzükleri yok etmeye ikna edemediler ve Galadriel Celebrimbor’a yüzüklerin saklanmasını, Sauron tek yüzüğe sahip olduğu sürece asla kullanılmamalarını öğütledi. 1693 yılında Narya ve Vilya Lindon’daki Gil-Galad’a gönderilirken Galadriel Nenya’yı aldı.
    1697’de elflere savaş açan Sauron, Eregion’u yıktı. Üç yüzüğün yerini öğrenebilmek için Celebrimbor’a işkence etti ve elf yüzüklerin yerini söylemeyi reddedince O’nu öldürttü.

    3441, ikinci çağın sonlarında Sauron yenidiğinde tek yüzük Isildur tarafından alındı ve sonrasında kayboldu. Tek yüzük Sauron’un kontrolünden çıktıktan sonra üç yüzüğün taşıyıcıları üçüncü çağ boyunca “Eskinin güzel hatıralarını korumak, zamanın durduğu ve çöküşün bastırıldığı yerleri efsunlarla çevirip barışı sürdürmek, gerçek batının mutluluğundan bir görünüş” için kendi yüzüklerini kullanabildiler(Mektup #131).

    25 Mart 3019’da tek yüzük yok edildikten sonra yüzükler güçlerini kaybetti ve onlar tarafından işlenmiş her şey zayıflamaya başladı. 29 Eylül 3021 yılında taşıyıcıları Orta Dünya’dan ayrılarak Batı’daki Ölümsüz Topraklara giderken yüzükleri de yanlarında götürdüler.

    Narya
    Ateş yüzüğü Narya kırmızı bir taşla süslenmiştir. Yüzük savaşı zamanında Narya’nın taşıyıcısı Gandalf’tır.

    İkinci çağ, 1693’te üç yüzük saklandığı zaman Narya Gil-galad’a emanet edilmiş, O’da yüzüğü Gri Limanların Lordu Cirdan’a geçirmiştir. Gil-galad’ın bunu ne zaman yaptığı tam olarak bilinmemektedir. “Galadriel ve Celeborn’un Geçmişi” hikâyelerinden birine göre Gil-Galad Narya’yı Cirdan’a Celebrimbor’dan aldıktan çok kısa bir süre sonra vermiş ve bu düşünce “Yılların Öykülerinde” yapılan açıklamalarla desteklenmiştir. Silmarillion’da ise Cirdan’ın başından beri Narya’ya sahip olduğu ima edilmektedir. Ancak “Galadriel ve Celeborn’un Geçmişi” nde Gil-Galad’ın Narya’yı Cirdan’a vermek için ikinci çağ 3431 yılındaki son ittifakla birlikte Lindon’dan ayrılmasını beklediği anlatılmaktadır.

    Üçüncü çağ, 1000 yıllarında Gandalf Gri Limanlara vardığında Cirdan onun yüce ruhunu görerek en bilge büyücülerden olduğunu anlamış ve Narya’yı şu sözlerle Gandalf’a vermiştir:
    “Alın bu Yüzük’ü, Efendim,” demişti; “çünkü sizin uğraşınız çok zorlu olacak; ama bu yüzük, üzerinize alacağınız yorgunluk içinde size destek olacaktır. Bu Ateş yüzüğü’dür, bununla birlikte, belki, giderek soğuyan bir dünyadaki yürekleri yeniden tutuşturabilirsiniz.” Güç Yüzüklerine Dair Ekler: "Yılların Öyküsü,"

    Gandalf Narya’yı gizlice taşıdı ancak Saruman Cirdan’ın hediyesinden haberdar oldu ve Galdalf’a gücendi. Gandalf’ın ruhu Narya ile efsunlandı ve Sauron’un yıkıcı ateşine küçük umut ateşiyle karşı koydu. Yüzük savaşının ardından Gandalf Gri Limanlara Narya’yı açıkça takarak geri döndü. Elrond ve Galadriel, Vilya ve Nenya’nın taşıyıcılarıyla birlikte batıya yelken açtıklarında kendi yüzüğünü de beraberinde götürdü.

    Sözcük Bilgisi
    Muazzam Narya, Ateşin yüzüğü, Kırmızı yüzük ve üçüncü yüzük olarak da bilinen Narya ismi Quenya dilinde “Alev, ateş” anlamına gelen nar kelimesinden gelmektedir.

    Nenya
    Su yüzüğü Nenya mithrilden yapılmış ve beyaz bir elmasla süslenmiştir. Galadriel Nenya’nın taşıyıcısıdır.

    Galadriel Nenya’yı ikinci çağ 1693’te yüzükler ilk saklandığı zaman Celebrimbor’dan almıştır. Nenya’yı Lothlórien’in altın ağaçlarının güzelliğini korumak, onların sanki “Solmayan, değişmeyen ya da ihmalsizliğe düşmeyen ebedi topraklar olarak görünmesini sağlamak için kullanmıştır.”(Yüzük Kardeşliği)

    Galadriel ayrıca yüzüğün gücünü Lothlórien sınırlarını dış dünyada büyüyen Sauron’un gölgesinden savunmak için kullanmıştır. Üçüncü çağda Orklar Dumanlı Dağların yakınlarını istila etmişler ve Khazad-dum’da bir Balrog uyanmıştı. Kötücül güç Lothlórien’den geçen Anduin’in karşı kıyısındaki Dol Guldur kalesini inşa etmesi için bir büyücü çağırmıştı. Daha sonra büyücünün Sauron olduğu öğrenilecekti. Sauron Mordor’a döndükten sonra Dol Guldur’daki ileri karakolu komuta etmesi için Nazgul Khamul’u atadı. Lothlórien’in korunan sınırlarından geçemeyen Sauron Galadriel’in üç yüzükten birine sahip olduğundan şüphelenmiş olsa bile, Nenya ondan saklı kaldı.

    3019’un başlarında Frodo Baggins Lothlórien’e geldiğinde Galadriel Nenya’yı ondan gizlemedi. Tek yüzüğün taşıyıcısı olduğu için Frodo diğerlerinden farklı olarak Galadriel’in parmağındaki Nenya’yı görebildi. Galadriel Frodo’ya eğer tek yüzüğü yok etmeyi başarabilirse Nenya’nın gücünü kaybedeceğini ve Lothlórien’in zayıflamaya başlayacağını söyledi. Bu durum Galadriel’i çok derinden üzmesine rağmen O ve diğer elfler Sauron’un tamamen yenileceğini bildiklerinden buna katlanmaya razıydı.
    Galadriel’in denize açılıp ölümsüz topraklara dönme arzusu Nenya ile kuvvetlenmişti. 29 Eylül 3019’da, Sauron’un düşüşünün ardından Galadriel Nenya’yı da yanına alarak batıya gitmek için Orta Dünya’dan ayrıldı.

    Sözcük Bilgisi
    Su Yüzüğü, Ak Yüzük ve Adamant Yüzüğü- anlamı “Elmas” olarak da bilinen Nenya ismi ”su” anlamına gelen nen kelimesinden gelmektedir.

    Vilya
    Gök yüzüğü vilya’nın üçler arasında en güçlü olduğu söylenir. Altından yapılmış yüzük mavi bir taşla süslenmiştir. Yüzük savaşı zamanında Viya’nın taşıyıcısı Elrond’dur.

    Vilya ilk olarak güvende tutması için Gil-galad’a verilmiş ve O’da yüzüğü Elrond’a vermiştir. Gil-galad’ın bunu ne zaman yaptığı tam olarak bilinmemektedir. “Yılların Öykülerine” göre Gil-galad yüzüğü ikinci çağ 3441 yılında, ölmeden önce vermiş ancak ölmeden ne kadar önce olduğu belirtilmemiştir. “Galadriel ve Celeborn’un Geçmişi” hikâyelerinde Gil-galad’ın Vilya’yı Elrond’a onu kendisine vekil atadığı ikinci çağ, 1701 yıllarında verdiği anlatılmaktadır.

    Elrond Vilya’yı Rivendell’i sığınak olarak korumak ve Sauron’un hizmetkârlarından uzak tutmak için kullanmıştır. Elrond Vilya’yı Yüzük savaşıan kadar gizli tutmuştur. 29 Eylül 3021’de Yüzüğü de beraberinde alarak denize açılmıştır.

    Sözcük Bilgisi
    Safir Yüzük, Mavi Yüzük ve Gök Yüzük olarak da bilinen Vilya’nın anlamı “Gök, Gökyüzü” anlamına gelmektedir. Vilya kelimesi dünyayı çevreleyen en iç hava katmanı anlamına gelen Vilna kelimesinden türemektedir.
    --------------------------------------------------------------------------------------
    Kaynaklar
    Yüzük Kardeşliği: "Elrond’un Divanı"; "Lothlórien"; "Galadriel’in Aynası"
    Kralın Dönüşü: "Nice Ayrılıklar"; "Gri Limanlar"
    Yüzüklerin Efendisi Ek E: "Yazım ve Yazım Kuralları"
    Güç Yüzüklerine Dair: "Güç Yüzüklerine ve Üçüncü Çağa Dair"
    Güç Yüzüklerine Dair Ekler: "Yılların Öyküsü,"
    Arise,arise, Riders of Theoden!
    Fell deeds awake: fire and slaughter!
    spear shall be shaken, shield be splintered,
    a sword-day, a red day, ere the sun rises!
    Ride now, ride now! Ride to Gondor!
    DEATH !!!!!

  4. #4
    Co-Administrator Elendil İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    11 Eylül 2008
    Yer
    Hell of the Mediterranean
    Yaş
    24
    Mesajlar
    662
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    4
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    BFME
    Lorien Puanı
    321
    Elendil's: Men

    Varsayılan Cevap: Elflerin Üç Yüzüğü [Narya,Nerya,Vilya]

    Alıntı Orjinal Mesaj Elven_Prince Tarafından Yazıldı [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Zaten var olan bir konuymuş... Bir yetkili tarafından düzenleme yapılması gerekmiyor mu? Ya bu konuya yada diğerine?
    Konular birleştirilmiştir...
    Yaşayanların çoğu ölümü hakeder,
    Ölülerin bazıları ise yaşamı...
    Sen onlara yaşam verebilir misin Frodo?
    Ölüm ve yargı dağıtmak için fazla aceleci olma..
    En büyük bilgeler bile bütün sonları göremez....

  5. #5
    Elven_Prince İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    22 Eylül 2009
    Yer
    Mirkwood(Antalya)
    Mesajlar
    119
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Lorien Puanı
    202

    Varsayılan Cevap: Elflerin Üç Yüzüğü [Narya,Nerya,Vilya]

    Alıntı Orjinal Mesaj Elendil Tarafından Yazıldı [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Konular birleştirilmiştir...
    En değerli teşekkür ile...

    Foruma yakışan bir hal aldı.
    Prince of Elven

    ...Nah ELL-ehn-ahth deen see-lah air-een rahd oh hweel leen...

  6. #6
    Elven_Prince İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    22 Eylül 2009
    Yer
    Mirkwood(Antalya)
    Mesajlar
    119
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Lorien Puanı
    202

    Hepsine hükmedecek Tek Yüzük

    [CENTER][B]
    Tek Yüzük

    Tek Yüzük fiziki olarak diğer hiçbir Güç Yüzüğüne benzemezdi. Üzerinde hiçbir işleme ya da mücevher yoktu. Boyutu taşıyıcısına göre değişirdi. Yüzük ilk bakıldığında tamamen düz görünür ama ateşle beslenince iç ve dış tarafında yazılar belirirdi. Yüzüğün üzerindeki yazı Tengwar fontundaydı ama Kara Dil'de yazılmıştı.


    Yüzüğün Üzerindeki Yazı

    Üzerinde şöyle yazardı;

    Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul Ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul.
    (One Ring to rule them all, One Ring to find them, One Ring to bring them all and in the darkness bind them.)
    (Hepsine hükmedecek tek bir yüzük, hepsini o bulacak, karanlıkta bir araya getirip birbirine bağlayacak.)


    Sauron Tek Yüzüğü taktığında diğer Güç Yüzüklerini takan kişilerin düşüncelerine hükmedebilirdi. Diğer tüm Güç Yüzüklerinin kaderi Tek Yüzüğe bağlıydı o var oldukça varlıklarını sürdürürlerdi çünkü Güç Yüzüklerini Elfler yapmış ama nasıl yapılacağını Sauron öğretmişti. Hatta bu bağlılık Sauron'un elinin bile değmemiş olduğu Celebrimbor'un Üç Yüzüğü içinde geçerliydi.

    Sauron Dokuz Güç Yüzüğünü İnsanlara vermiş ve o yüzükleri takan insanlar Sauron'un kölesi olmuş ve zamanla Yüzüktayfları, Nazgul adını almıştı. Yedi Güç Yüzüğünü alan Cüceler Sauron'a karşı koymayı başarmış ama zamanla daha aç gözü oldular ve Yüzükleri altın kazanmada kullanmayı denediler. Üç Yüzük Elfler tarafından saklandı ve onlar Sauron Tek Yüzüğü takarken asla Yüzüklerini kullanmadılar.

    Diğer Yüzüklerin güçleri de Tek Yüzüğe bağlıydı. Tek'in yok olması diğer Güç Yüzükleriyle yapılmış veya onların güçlerine dayanmış olan her şeyin yok olmasına sebep olacaktı.

    Sauron Tek Yüzüğü yaparken gücünün büyük bir kısmını Yüzüğe aktarmış çünkü diğer Güç Yüzüklerine hükmedebilmesi Tek'in onlardan daha kudretli olması gerekiyordu. Isildur'un söylediklerine göre Tek Yüzüğü Sauron'un elinden kesilip alındığında Sauron rüzgârdaki bir kum tanesi gibi yok olmuştu. Ama Sauron'un kaderi de Tek Yüzüğün varlığına bağlıydı ve Yüzük ondan çok uzakta olmasına rağmen onun kudretiyle tekrar ayağa kalkmıştı.

    Eğer Tek Yüzük yok edilseydi, Sauron'da gücünün çoğunu ona aktardığı için yok olacak ve bir daha asla bir gölge olmaktan ileriye gidemeyecekti. Ama Yüzüğün yok edilme ihtimali çok düşüktü. Çünkü Tek Yüzük doğal yollardan yok edilmezdi. Tek Yüzüğe bir çekiçle ya da baltayla vursan onu fırına bile atsana üzerinde ufacık bir iz bile bırakamazdın. Ejderha ateşi bazı Güç Yüzüklerini yok edecek güce sahipti ama Kara Ancalagon bile Tek Yüzüğü yok edecek hararete sahip değildi. Tek Yüzüğü yok etmenin tek yolu yapıldığı yer olan Hüküm Dağı'nın alevlerine atmaktı.

    Sauron asla ve asla Tek Yüzüğü elinde tutan birinin onu yok etmek isteyeceğine inanmıyordu. Çünkü Tek Yüzüğün özelliği buydu onu elinde tutan kişi bir daha asla ondan ayrılmak istemezdi. Hem Isildur hem Frodo Tek Yüzüğü yok etme şansını ele geçirmiş ama ikisi de yapamamıştı.

    Yüzük kendisini kimin taşıyacağına kendisi karar verirdi. Yüzük gerçek sahibine dönmek için taşıyıcısını terk edebilirdi. Tek Yüzük Isildur'un eline geçtikten sonra Isildur Arnor'a dönerken Ferah Çayırlar Felaketi yaşanmış burada Yüzük Isildur'un parmağından çıkmış ve Isildur Ork oklarıyla can vermişti. Sauron yeni yeni güçlenmeye başladığı zamanlarda ise başka gözlerden uzak olmak için Gollum'u seçmişti. Cadı-Kral Frodo'ya yaklaştığında Yüzük onu takması için zorlamış ve Frodo Yüzüğü takarak Cadı-Kral tarafından görünür hale gelmişti.

    Yüzüğün başka akılları çelme gücü büyüktü. Smeagol Yüzüğü arkadaşı Deagol'un elinde gördüğü zaman onu öldürmüş, Yüzük kaybolduğunda ise onu bulmak için yaklaşık 500 yıl boyunca saklandığı mağaradan çıkmıştı. Boromir Frodo'dan Yüzüğü almak için ona saldırmayı denemişti. Bilbo Baggins'in 60 yıl boyunca Yüzüğü elinde tuttuktan sonra onu bırakabilmesi takdire şayan bir olaydı ama yıllar sonra onu tekrar gördüğünde yine onu almaya çalışmıştı. Gandalf bile Tek'in cazibesine direnemeyeceğini bildiği için onu almaktan korkmuştur.

    Yüzük başlangıçta kötülük için yapılmıştı. Onunla iyilik için yapılan herhangi bir şey bile en sonunda kötüye meylederdi. Büyük güce sahip bir kişi Yüzüğü kullanarak Sauron'u devirebilirdi, ama böyle bir şey yapan kişi yinede Yüzüğün gücüne maruz kalacak ve sadece Karanlık Lord isim değiştirmiş olacaktır.

    Gandalf muhtemelen Üçüncü Çağda Tek Yüzüğü kullanıp Sauron'un yerini alacak güce sahip tek kişiydi. Çünkü Gandalf'da Sauron'da Maia'ydı. Yinede Gandalf Yüzüğü alsa bile nihayetinde Yüzük tek bir kişiye sadakat duyardı o da Sauron'du.

    Galadriel, Elrond ya da Aragorn'da kudretli kişilerdi ama Tek Yüzük ellerinde olsa bile Sauron'a karşı koyabilecek güce sahip değillerdi. Aragorn büyük ihtimalle atası ve kendisinden daha kudretli Isildur gibi Yüzüğü yok etmeyi reddetmeyi seçerdi. Galadriel Frodo ona Yüzüğü sununca Sauron'un yerini alabileceğini ve bir Kara Kraliçe olabileceğini düşünmüştü ama burada Yüzük onu kandırmış olabilir. Çünkü Galadriel ne kadar çok kudretli olsa da bir Ainur(Kutsal Olan) değil bir Noldor Elfiydi.

    Yinede yanında güçlü bir ordu ve Yüzüğü kullanan bir kişi Sauron'a meydan okuyacak güçte olabilirdi. En azından Boromir Yüzüğü alırsa bunu başarabileceğini düşünüyordu.


    Alıntı:
    Bu zamanda bir savaşçı, büyük bir lider neler başarmazdı? Aragorn neler başarmazdı? Veya o bunu reddediyorsa, neden Boromir almasın? Yüzük bana da Komuta gücü verir. Mordor'un ordularını nasıl da dağıtırdım, bütün askerler koşup sancağım altında toplanırdı!"

    Boromir gittikçe sesini yükselterek bir ileri bir geri yürüyüp duruyordu. Neredeyse Frodo'nun varlığını bile unutmuş, surlardan, silahlardan, askerlerin silah altına alınmasından dem vurmaktaydı; sonra büyük ittifaklar ve kazanılacak şanlı zaferler hakkında planlar yaptı; Mordor'u yıktı, kendi kudretli bir kral oldu, yardımsever ve bilge bir kral.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Kardeşlik Dağılıyor syf.476


    Boromir gerçekten Yüzüğü alıp Sauron'u alaşağı etse bile yardımsever ve akıllı bir kral değil bir Tiran olacaktı.

    Yüzük taşıyıcısının yeteneklerini yüceltir ve taşıyıcısının kişisel gücüne göre güç verirdi. Örneğin Smeagol sinsi bir kişi ve iyi bir hırsız olmuş ve Yüzüğün gücüyle görme yetisi ve kulakları keskinleşmişti.

    Tek Yüzüğü takan kişi Gölge Diyara geçer ve Dış Dünya'dan gözlere görünmez olurdu. Sadece dikkatli gözler gün ışığında takan kişinin gölgesini görebilirdi. Ama Nazguller Tek'i takan kişiyi görebilirlerdi çünkü onlar zaten Gölge Diyarda yaşardı ve Yüzük-taşıyıcısı da onları gerçek formlarında görürdü; Frodo'nun Nazgul'leri Gözcü Kulesinde gördüğü gibi.

    Nazgul ve Sauron Tek Yüzüğü hissedebilirdi. Sauron ilk olarak Amon Hen'de sonrada Hüküm Dağı'nda Tek'i ve Frodo'yu hissetmişti. Yine Sam Gamgee Mordor sınırlarında Tek'i kullandığında Sauron onu hissetmişti.


    Alıntı:
    Dünya değişti, zamanın tek bir anı bir saatlik düşünce ile doluydu. Hemen, görüş kabiliyeti azaldığı halde işitme kabiliyetinin arttığını fark etti ama Shelob'un ininde olduğunun tam tersi bir şekilde. Etrafındaki her şey artık karanlık değil belirsizdi; kendisi de gri puslu bir dünyada minik, sert, siyah bir kaya gibi tek başına dururken, sol elini ağırlığıyla yere çeken Yüzük sıcak altından bir küre gibiydi. Kendini hiç de görünmez hissetmiyordu, aksine korkunç ve benzersiz bir biçimde görünür hissediyordu; bir yerlerde bir Göz'ün onu aradığını biliyordu.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    İki Kule; Efendi Samwise'ın Seçimi syf.395



    Sam aynı zamanda Kara Lisanda olan konuşmaları da anlamaya başlamıştı bu da Yüzüğün güçlerinden biriydi. Ama herkes Tek Yüzük tarafından görünmez hale getirilmezdi. Sauıron Tek'i takarken Elendil ve Gil-Galad'la savaşmış ve Isildur onun parmağından Yüzüğü kesmeyi başarmıştı. Bu görünmez olmanın neye göre olduğu bilinmezdi. Sauron'un Yüzüğün yapıcısı ve Tek sahibi olduğu ya da Maia olduğu için olabilir. Mesela Tom Bombadil Yüzüğü taktığında Gölge Diyara geçmemiş görünür kalmıştı. Yine Tom Yüzüğü taktığında Frodo'yu görebilmişti.

    Yüzük onu taşıyanların ömürlerini de uzatırdı ama onlar hiç bir zaman kendilerini rahat hissetmez hep yorgun hissederlerdi. Smeagol'un geldiği Hobbit soyu yaklaşık 100 yıl yaşardı ama o Tek Yüzüğün gücüyle yaklaşık 600 yıl hayatta kalmıştı. Yüzük Bilbo'nun da yaşamını uzatmış 111 yaşındayken hala Yüzüğü bulduğu yaş olan 50 yaşındaki gibi görünüyordu. Bilbo Tek Yüzüğü bıraktığında ise çok hızlı bir şekilde yaşlanmaya başlamıştı.

    Yüzük en sonunda Taşıyıcısının aklını da tüketirdi. Hobbitler bu etkiye karşı çok daha dirençliydi ama onlarda sonunda etkilenirdi. Örneğin Smeagol Yüzüğü çok uzun bir süre taşımasına rağmen hala beyninin küçük bir köşesinde kendine ait bir kısım vardı. Bilbo Baggins gibi iyi huylu bir Hobbit bile Gandalf Yüzüğü bırakmasını söyleyince çok sinirlenmişti.

    Eğer bir ölümlü sürekli olarak Yüzüğü takarsa en sonunda o da solardı ve Gölge Diyara geçerdi. O zaman Sauron onu tam anlamıyla görür ve Taşıyıcı Yüzüğü ona götürürdü.



    Tarihi

    Sauron İkinci Çağda tekrar gücünü toplamaya başlamış ve Orta-Dünya'yı kontrol etmenin yollarını aramaya başlamıştı. 1200 yılında Sauron Valar'ın bir temsilcisi gibi davranmış ve Eregion'a gitmişti. Sauron, Celebrimbor ve diğer Elflere demirciliğin inceliklerini öğretmiş ve 1500 yılında Güç Yüzükleri yapılmaya başlanmıştı. İnsanların Dokuz ve Cücelerin Yedi Yüzüğü de içlerinde olmak üzere pek çok yüzük bu zamanda yapılmıştı. Üç Yüzük Sauron'un eli değmeden üretilmiş ama yinede onun öğretilerine göre yapılmıştı.


    Güç Yüzüklerinin Yapılışı

    1600 yılında Sauron Hüküm Dağının ateşlerinde Tek Yüzüğü yapmıştı. Yüzük yapıldığında eline aldı ve şöyle dedi: "Hepsine hükmedecek tek bir yüzük, hepsini o bulacak, karanlıkta bir araya getirip birbirine bağlayacak." Elfler onu duymuş ve aldatıldıklarını anlamışlardı. Elfler hemen Yüzüklerini çıkardı ve Sauron onları kontrolü altına alamadı.


    Tek Yüzük'ün Yapılışı

    Sauron buna çok sinirlenmiş ve 1693 yılında Güç Yüzüklerini ele geçirmek için Elflere savaş açmıştı. Üç Yüzük gizlenmiş Galadriel Nenya'yı, Gil-galad Narya ve Vilya'yı almıştı. Ve Elfler Sauron Tek Yüzüğü takarken Üçler'i kullanmayacaklarına yemin ettiler.

    Sauron'un kuvvetleri 1697 yılında Eregion'u ele geçirmişti. Dokuz Yüzük ele geçirilmiş, Sauron Celebrimbor'a işkence yaparak Cücelerin Yedi Yüzüğünün yerini öğrenmişti. Sadece biri daha önce Khazad-dum Lordu III. Durin'e verilmişti Sauron diğerlerini ele geçirdi. Ama Celebrimbor tüm işkencelere rağmen Üçler'in yerini söylemediği için Sauron tarafından katledildi.



    Celebrimbor ve Sauron

    Sauron'un ordusu Lindon'da Gil-Galad ve Kral Tar-Minastir'in yolladığı Numenor ordusu tarafından Gwathlo muharebesinde mağlup edilmiş ve Sauron 1703 yılında Mordor'a dönmüştü.

    Sauron Dokuz Yüzüğü büyük krallar ve büyücüler olmak vaadiyle İnsanlara vermişti. Ama o yüzükleri takan insanlar Sauron'un kölesi olmuş ve zamanla Yüzüktayfları, Nazgul adını almıştı.



    Nazguller

    Cüce-Evi'nin altı büyük lideri de Sauron'dan Yüzüklerini almıştı. Yedinci Yüzük ise Durin'in Evi'nin Kralınındı. Cüceler Yedi Yüzüğü de altın bulmakta kullanmıştı. Yedi Yüzük Sauron'un planladığı gibi Cüceleri etkilememişti. Cüceler Aule tarafından yaratıldığı için zihnen ve bedenen güçlüydüler ve Sauron'un umduğu gibi solup Tayf haline gelmediler. Sauron onları etki altına alamadığı için çok sinirlenmiş ve Cüceler'den Üç tane Güç Yüzüğünü almayı başarmıştı. Diğer Dört Yüzükte Ejderler tarafından yok edilmişti.

    Tek Yüzüğü kullanmak Sauron'un gücünü arttırıyordu. Kendini Dünyanın Lordu ilan etmişti ve hâkimiyet alanını genişletti özellikle Doğu'daki ve Güney'deki adamların üzerinde. İkinci Çağın bu dönemi Karanlık Yıllar olarak bilindi ve Orta-Dünya'nın insanlarının pek çoğu korku içinde yaşadılar ve köleleştirildiler. Elfler Lindon'un Kuzey Batısında varlıklarını devam ettirdiler ama pek çok Elf Ölümsüz Topraklara kaçtı.

    3262 yılında Ar-Pharazon komutasında Numenor ordusu Sauron meydan okumak için Mordor'a geldiler. Nûmenoreanların gücü ve görkemi öyle büyüktü ki Sauron'un hiçbir hizmetkârları onlara karşı dayanamazdı. Ar-Pharazon haberciler göndererek Sauron'a huzuruna gelip sadakat yemini etmesini emretti. Sauron geldi. Hatta güçlü kulesi Barad-dûr'dan kalkıp geldi, savaşa hiç yeltenmedi. Çünkü Deniz'in Kralı'nın kudretinin ve görkeminin söylenenlerin üzerinde olduğunu anlamıştı, en kudretli hizmetkârlarına bile onlara karşı koyabilmeleri konusunda güvenemezdi; Dúnedain hakkındaki istekleri için henüz zamanın gelmediğini görmüşü. Güç iş yaramadığında, hilekârlığına başvurarak kazanacak kadar becerikli ve kurnazdı. Böylece, huzurunda boyun eğerek dilini yumuşattı ve insanlar söylediklerinin adilliğine ve bilgeliğine hayran kaldı.

    Ama Ar-Pharazôn tamamen kanmamıştı, aklına Sauron'un ve içtiği sadakat andının daha iyi korunabilmesi için onun ve Orta Dünya'daki tüm hizmetkârlarının rehine olarak yaşamak üzere Númenór'a götürülmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu Sauron'un razı olduğu bir tutsaklıktı, gizli düşüncelerinde bunu memnunlukla kabul ediyordu çünkü bu durum aslında onun arzularına uyuyordu. Sauron denizi aşıp Númenór diyarına baktı, görkemli günlerini yaşayan Armenelos şehrini şaşkınlıkla seyretti; ama kalbi kıskançlık ve nefretle daha da doldu.

    Sauron yanında Tek Yüzükle Numenor'a gelmiş ve onun sayesinde Numenor'luların aklını çelmeyi başarmıştı. Sauron İnsanlardaki ölüm korkusunu körüklemiş ve Ar-Pharazon'a eğer Ölümsüz Toprakları ele geçirirse kendisinde ölümsüz olacağını söylemişti. Numenor Ölümsüz Topraklara vardığında Eru Numenor ordusunu ve adasını yok etmiş ve burada Sauron'un vücudu da yok olmuştu ama ruhu kurtulmuş ve 3320 yılında Tek Yüzükle Mordor'a geri dönmüştü.



    Numenor'un Yıkılışı

    Sauron Yüzüğü kullanarak kendine yeni bir şekil vermişti ve Sauron'un görünüşüne Elf ve İnsanların en güçlüleri bile zor dayanabilirdi. Sauron, doğudaki ve güneydeki hizmetkârlarını bir araya getirerek eski gücünü yeniden oluşturmuş ve Orta-Dünya'ya egemen olmak için yaptığı planlara devam etmişti. Numenor'un yıkılışından kurtulanlar ise Orta-Dünya'ya gelmiş ve Elendil komutasında kendi krallıklarını kurmuşlardı. Sauron 3429 yılında Gondor'a saldırmıştı.

    Elendil ve Gil-Galad Son İttifak'ı kurmuşlar 3434 yılında Son İttifak Savaşı başlamış ve Sauron'un ordusu mağlup olmuştu. 3441 yılında Sauron’un savaş alanına gelmiş ve Elendil ile Gil-Galad'a savaşmış onları öldürmüş ama kendisi de yere yıkılmıştı.

    Isildur, kırılmış Narsil'in kabza parçasıyla Hükmeden Yüzük'ü Sauron'un elinden keserek aldı. Artık Sauron için yenilgi zamanı gelmişti, bedenini terk etti ve ruhu uçarak uzaklara kaçtı, ıssız yerlere saklandı. İsildur Elrond ve Cirdan'ın öğütlerine rağmen Tek Yüzüğü yok etmeyi reddetmişti. Çünkü hiç kimse gönüllü bir şekilde Yüzükten ayrılmayı kabul etmezdi.



    Sauron'un Düşüşü

    Yüzük yok edilmediği için Sauron'da yok olmamış ve ruhu doğuya kaçmıştı. Ve Orada yeniden gücünü inşa etmeye başlamıştı. Ama Yüzük olmadan fiziki bir şekil alamazdı.

    Üçüncü Çağın 2. yılında Isildur ve adamları Arnor'a yolculuk yaparken Tek Yüzüğün çektiği Orklar(ne kadar Orklar bunu bilmesede) Isildur'a saldırmış, Ferah Çayırlar Felaketi diye anılan savaşta Isildur ve üç oğlu da olmak üzere adamlarının pek çoğu katledilmişti. Isildur Orkların saldırısı başladığında Yüzüğü kendine saklayarak yanlış yaptığını fark etmiş ve Yüzüğü Üçler'in Taşıyıcılarına emanet etmeye karar vermişti ve kaçmak için Tek'i takmış ve tıpkı ilk eline aldığında olduğu gibi Yüzük ona acı vermişti. Isildur Anduin'i geçmeyi denemiş ama Yüzük parmağından çıkmış ve Orklar onu oklarıyla öldürmüştü.



    Isildur'un Düşüşü

    Yüzük Anduin'e düşmüş ve neredeyse tüm hatıralardan silinerek 2,500 yıl boyunca gizli kalmıştı. Sauron Yüzük kendisinden uzakta olmasına rağmen onun gücüyle tekrar yükselmiş ve 1050 yılında Güney Kuyutorman'da Dol Guldur'u inşa etmişti.


    Dol Guldur

    Sauron'un eski gücüne kavuşması için mutlaka Yüzüğü bulması gerekiyordu. Ve Yüzük'te sahibine dönmek istiyordu. 2463 yılında bir Hobbit olan Deagol tarafından balık tutarken bulunmuştu. Smeagol onu Deagol'un elinde görünce kendisi için istemişti. Deagol'a onu doğum günü hediyesi olarak istediğini söylemiş Deagol onu reddedince onu öldürmüş ve Yüzüğü almıştı.


    Deagol'un Yüzüğü buluşu

    Smeagol Yüzüğü kullanarak hırsızlık yapmaya başlamıştı. İlerleyen zamanlarda Güneş'e olan nefreti yüzünden kaçmış ve ona Gollum lakabını kazandıran garip sesler çıkarmaya başlamıştı. Zamanla insanlar ondan korkmaya başlamış o da evini terketmişti.


    Gollum

    Gollum Yüzüğüyle 2470 yılında Dumanlı Dağlar'a gitti. Orada Tek Yüzüğün ona verdiği yaşam gücüyle yaklaşık 500 yıl yaşadı. Yüzük onu soldurmamıştı çünkü o güçlü bir Hobbit soyundan geliyor ve karanlıkta ona fazla ihtiyaç duymuyordu. Ama yinede Yüzük tarafından aklı zehirlenmişti. Gollum ona acı vermesine rağmen ondan ayrılmayı asla kabul etmedi. Önce Yüzüğü saklamayı denedi ama Yüzük elinin altında olmadığı sürece rahat edemiyordu. Yüzüğü taşımak Gollum büyük bir eziyet oluyor ve acı veriyordu ama Yüzük kendisi ayrılmak istemediği sürece onu terk edemezdi.

    2939 yılına kadar Sauron Isildur'un ölümünün ayrıntılarını öğrenmiş ve hizmetkârlarını Yüzüğü bulmaları için Ferah Çayırlara yollamıştı.

    Ak Büyücü Saruman'da Yüzüğü arzuluyordu. Saruman Ak Divan'dakilere yalan söylemiş ve Yüzüğün Denizde kaybolduğunu söylemişti. Gandalf'ın Dol Guldur'a saldırma teklifini reddetmiş çünkü Yüzüğün yakında Sauron'a yerini belli edeceğini düşünmüş ve böylece Yüzüğü alabileceğini planlıyordu. Ama zamanla Sauron'un ondan habersiz Yüzüğü bulabileceğinden korkmuş ve 2941 yılında Dol Guldur'a saldırmayı kabul etmişti.

    Yüzük aynı yıl sahibinin çağrılarını duymuş ve Gollum'u o Ork avlarken onu terk etmişti. Ama Yüzüğü onun umduğu gibi bulan bir Ork değildi. Daha yüce bir güç araya girmiş ve Yüzüğü bulan Shire'lı Bilbo Baggins olmuştu.



    Bilbo'nun Yüzüğü Buluşu

    Ama Gollum Yüzüğü hissetmiş ve tüneller boyunca Bilbo'yu takip etmişti. Bilbo Gollum peşindeyken Yüzüğü yanlışlıkla takmış ve görünmez olmuştu. Bilbo istese Gollum'u öldürebilirdi ama ona merhamet gösterdi. Bilbo onu Gollum gibi cinayet işleyerek ele geçirmediği için Yüzüğün kötücül gücü ona o kadar etki etmemişti.

    Yinede Bilbo Yüzüğü gücünden hiç etkilenmemiş değildi. Yüzüğü nasıl bulduğunu Thorin'in Kafilesindekilere söylememiş ısrar edilince de yalan söylemişti. Kendi kendine Yüzüğü Gollum'la yaptığı Bilmece Oyunun ödülü olarak görüyordu. Gandalf ona inanmamış ve gerçek hikâyeyi anlatması için ona baskı yapmıştı.

    Bilbo Shire'a dönmüş ve 60 yıl boyunca Yüzüğü taşımıştı. Bilbo bu süre zarfında hiç yaşlanmamıştı. Ama kendini daha güçsüz hissediyor ve kendini '' Ekmeğe sürülmüş bir tereyağına'' benzetiyordu. Ve zamanla Yüzüğe daha çok bağlanmıştı sürekli onu cebinde taşıyordu. Bazı zamanlarda Yüzüğü ona kötü kötü bakan bir Göz gibi görüyordu.



    Bilbo Baggins

    3001 yılında Bilbo Baggins Shire'ı terk etmeye ve Yüzüğü Frodo Baggins'e verme kararı almıştı. Ama ayrılma zamanı geldiğinde Bilbo Yüzüğü bırakmak istememişti. Gandalf onu bırakması gerektiğini söyleyince sinirlenmiş ve reddetmişti. Gandalf hiçbir Güç Yüzüğünün önemsiz olmadığını söylemiş ve Bilbo'nun Yüzük'ten fazlasıyla etkilenmesinin endişe verici olduğunu söylemişti. Sonunda Bilbo Gandalf'ın da yardımıyla Yüzüğü bırakmış ve bıraktığı anda da kendini daha iyi hissetmişti.

    Gandalf Frodo'ya Yüzüğü kullanmamasını ve gizli tutmasını söylemişti. Çünkü Gandalf Bilbo'nun Güç Yüzüğünün Tek Yüzük olmasından korkuyordu. Bu yüzden Gollum'u bulmak için Kuzeyin Kolcularından biri olan Aragorn'dan yardım istedi.

    Gollum 2944 yılında Yüzüğü bulmak için Dumanlı Dağlar'ı terk etmişti. Bilbo'nun Shire'da yaşadığını biliyordu. Yüzüğün Gollum'da onu terk etmesine rağmen derin etkiler bırakmıştı, işte bu etkiler Gollum'u Sauron'un gücünü oluşturmakta olduğu Mordor'a çekmişti. 3017 yılında Gollum yakalanmış ve Shire ile Bilbo Baggins'in ismini söyletene kadar işkence yapılmıştı. Ama Gollum Shire'ın yeri hakkında Sauron'u kandırmayı başarmıştı.

    Sauron Gollum'un kendini Yüzüğe götüreceğini umarak onu serbest bırakmıştı. Ama 1 Şubat'ta Aragorn Gollum'u yakalamış ve sorguya çekmek için Kuyutorman'a götürmüştü. Gandalf bu sırada Minas Tirith Arşivlerinde Isildur'un yazdığı bir yazıdan Yüzüğün ısıtıldığında üstünde yazılar belirdiğini öğrenmişti. Gollum'dan da Yüzüğün Isildur'un düşmüş olduğu Ferah Çayırlar'da bulduğunu öğrenmişti. Şimdi tek soru Bilbo'nun Yüzüğü'nün gerçekten Tek Yüzük olup olmadığıydı.



    Gandalf Arşivleri İnceliyor

    3018'in Nisan Ayında Gandalf Shire'a dönmüştü. Yüzük Frodo'ya geçeli 17 yıl olmuş ve o da amcası Bilbo gibi hiç yaşlanmamıştı. Frodo Yüzüğü bir zincirde cebinde taşıyordu.


    Frodo ve Yüzük

    Gandalf Çıkın Çıkmazı'nda Yüzüğü test etmişti. Ve korktuğu şey başına gelmiş Yüzük'te yazılar belirmişti. Frodo Gandalf'a Yüzüğü ona vermeyi teklif etmiş ama Gandalf onu reddetmiş eğer Yüzüğü alırsa Karanlıklar Efendisi Sauron gibi olacağını söylemişti. Ve Frodo önündeki tehlikeleri bilmesine rağmen Yüzüğü Shire'dan götürmeye gönüllü olmuştu.

    Frodo ve yoldaşları 23 Eylül'de Çıkın Çıkmazı'ndan ayrılmış ve Sauron'un gönderdiği Nazgul'lerde onların peşine düşmüştü. Frodo henüz Shire sınırları içindeyken Nazgul'ler iki kez Yüzüğü takması için onu zorlamış ama Frodo kendine hâkim olmayı başarmıştı.


    Tayflar Yüzüğün peşinde

    Yolculuklarında Hobbitler Yüzüğün etkilemediği Tom Bombadil'le tanışmışlardı. Frodo Yüzüğü takıp gözden kaybolduğunda Tom Bombadil onu görmüş ve Yüzüğü kendisi taktığında da gözden kaybolmamıştı.



    Tom Bombadil

    Frodo Baggins ve arkadaşları Höyüklerde Nazgul Lordu tarafından uyandırılmış bir Höyüklü Kişi tarafından yakalanmıştı. Frodo Yüzüğü takmak için tekrar zorlanmış ve yine kendini tutmayı başarmıştı. Ve Hobbitler Tom Bombadil tarafından kurtarılmışlardı.

    [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Höyükler

    Bree'deki Sıçrayan Midilli Hanın'da Frodo yanlışlıkla Yüzüğü takmış ve koca bir kalabalığın ortasında gözden kaybolmuştu. Bu olaya Bill Ferny ve Şaşı Gözlü Güneyli Bill Eyrelti'de şahit olmuş ve olanları Nazgul'e söylemişti. Aragorn'da olayı görenler arasındaydı ve Frodo'ya yardım teklif etmişti. Geceleyin Nazguller Hana saldırmış ama Hobbitler kurtulmuş ve şafak vakti Aragorn'la birlikte Bree'yi terk etmişlerdi.

    [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Sıçrayan Midilli Hanı

    6 Ekim'de Nazgul'ler Amon Sul'de onları yakalamıştı. Ve burada Yüzüğe daha fazla karşı koyamamış ve onu takmıştı. Yüzüğü taktığında Gölge Diyara geçmiş Nazgul'ler onu o da Nazgul'lerin gerçek halini görmüştü hepsinin beyaz yüzleri vardı. Frodo onlara karşı koymayı başarmış ve Elbereth'in adını anıp kılıcını Nazgul Lordu'nun ayağına saplamıştı. Nazgul Lordu Morgul Bıçağını Frodo'nun kalbine saplamayı denemiş ama kılıç omzuna denk gelmişti. Bu sırada Aragorn yardıma yetişmiş ve elindeki alevlere bürünmüş odunlarla onları uzaklaştırmıştı. Nazgul'ler tekrar saldırmamıştı çünkü Frodo'nun bir süre sonra Gölge Diyara geçeceğini biliyorlardı.


    [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Amon Sul

    Nazguller Bruinen Irmağına kadar Frodo'yu takip etmişlerdi. Frodo Nazgul'lere doğru dönmüş ve kılıcını çekerek onlarla savaşmaya karar vermişti. Tam bu sırada Elrond nehri uyandırmış ve Nazgul'ler Nehrin sularında kaybolmuştu.



    Nazgul ve Frodo

    Bilbo hala Ayrıkvadi'de yaşamaktaydı. Bazenleri geri dönüp Yüzüğü'nü geri almayı düşünüyordu. Ve Frodo oraya geldiğinde Yüzüğü tekrar görmeyi istediğini söylemiş ve elini yavaşça Yüzüğe uzatmıştı. Ama Frodo daha hızlı davranmış ve Yüzüğü geri çekmişti. Kederle ve hayretle fark etti ki, artık Bilbo'yu görmüyordu karşısında; aralarına bir gölge düşmüş gibiydi ve bu gölgenin ardında aç yüzü ve kemikli arsız elleriyle buruş kırış küçük bir yaratık görür gibiydi, içinden ona vurmak geliyordu.

    Alıntı:
    Etraflarındaki müzik ve şarkı sesleri adeta söndü, bir sessizlik çöktü. Bilbo çabucak Frodo'nun yüzüne baktı ve elini gözleri önünden geçirdi. "Şimdi anlıyorum," dedi. "Kaldır onu! Üzgünüm: Bu yükü yüklendiğin için üzgünüm: Her şey için üzgünüm.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Nice Buluşmalar syf.282


    25 Ekim'de Elrond Yüzüğün ne yapılacağını tartışmak için Divan'ı toplamıştı. Divana Gondor Vekilharcı Denethor'un oğlu Boromir'de katılmıştı. Boromir ve kardeşi Faramir Isildur'un Felaketi ile ilgili bir rüya görmüş ve akıl danışmak için Ayrıkvadi'ye gelmişti. Divan Boromir'e Isildur'un Felaketinin Sauron'un Tek Yüzüğü olduğunu söylemişti. Aynı zamanda Divan'da Gollum'un kaçışından ve Saruman'ın hainliğinden bahsedilmişti.

    Yüzük'le ne yapılacağına dair bir kaç öneri sunulmuştu; İlki Yüzüğü Tom Bombadil'e vermekti.

    Alıntı:
    ..."Höyüklü Kişiler'i farklı farklı isimlerle tanırız; Yaşlı Orman hakkında da pek çok hikâye anlatılır: Artık bir tek en kuzey hudut kısmı kalmış durumda. Vaktiyle sincaplar şimdi ki Shire'dan İsengard'ın batısındaki Garpeli'ne kadar daldan dala sıçrayarak gidebilirdi. O topraklardan bir kez geçip yabani ve tuhaf nice şey tanımıştım. Lâkin Bombadil'i unutmuşum, tabii eğer o zamanlar ormanlarda ve dağlarda dolaşan kişiyle aynı zat ise; o zaman bile yaşlılardan yaşlıydı. Eskiden ismi bu değildi. Ona İarwain Ben-adar diyorduk, yani en yaşlı ve babasız olan. Fakat o günden bu yana diğer halklar da nice isimler takmıştır ona: Cüceler Forn der, Kuzeyli insanlar Orald der, başka isimleri de vardır. Garip bir mahlûktur, ama belki onu da Divan'a çağırmalıydım."

    "Gelmezdi," dedi Gandalf.

    "Gene de haber yollayıp yardımını isteyemez miyiz?" diye sordu Erestor. "Anlaşılan, Yüzük'e bile hükmü geçiyor."

    "Hayır, tam öyle denemez," dedi Gandalf." Yüzük'ün onun üzerinde hükmü yok demek daha doğru olur. O kendi kendinin efendisidir. Fakat Yüzük'ü ne değiştirebilir, ne de diğerleri üzerindeki gücünü kırabilir. Ve artık, belki de günlerin değişmesini bekleyerek, kendi tespit ettiği sınırlar içinde küçük bir bölgeye çekilmiş durumda; bu sınırları ondan başkası göremez, o da sınırlarından dışarı adım atmaz."

    "Fakat o sınırlar içinde hiçbir şeyden korkusu yok anlaşılan," dedi Erestor. "Yüzük'ü, sonsuza kadar zararsız bir şekilde orada alıkoyamaz mı?"

    "Hayır," dedi Gandalf, "isteyerek yapmaz bunu. Eğer dünyadaki bütün özgür halklar ona yalvarırsa bunu kabul edebilir, ama gerekliliğini anlayamaz. Ve eğer Yüzük ona verilecek olsa kısa bir süre sonra unutur onu, hatta fırlatır atar. Bu tür şeyler onun aklında hiç kalmaz. Katiyen güvenilir bir koruyucu olamazdı; bu bile yeterince bir cevap sayılır."

    "Zaten her halükârda," dedi Glorfindel, "Yüzük'ü ona yollamak sadece şer gününü ertelemek olurdu. O çok uzakta. Artık Yüzük'ü casuslara görünüp sezilmeden ona geri götüremeyiz. Götürebilsek bile Yüzüklerin Efendisi eninde sonunda saklandığı yeri öğrenip bütün gücünü oraya yönlendirir. Bombadil bu güce tek başına karşı koyabilir mi? Zannetmiyorum. Sanırım sonunda, eğer tüm diğer yerler ele geçerse Bombadil de düşer, ilk olduğu gibi Son olur ve o zaman Gece gelir."

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Elrond'un Divanı syf. 322- 323



    İkinci Teklif ise Yüzüğü Deniz'e atmaktı.

    Alıntı:
    ..."O halde," dedi Glorfindel, "gelin onu derinlere atıp Saruman'ın yalanlarını doğru çıkartalım. Çünkü artık besbelli ki, daha Divan'dayken yoldan çıkmış o meğerse. Yüzük'ün sonsuza kadar kayıplara karışmış olmadığını biliyormuş fakat bizim böyle zannetmemizi istemiş; çünkü onu kendisi için arzulamaya başlamış. Lâkin çok zaman yalanlarda da bir gerçek gizlidir: Deniz'de emniyette olur Yüzük."

    "Sonsuza kadar emniyette olmaz," dedi Gandalf. "Derin sularda bir sürü şey vardır; denizlerle karalar değişebilir. Hem, bizim görevimiz burada sadece bir mevsimi veya birkaç insan ömrü kadar zamanı, ya da dünyanın geçmekte olan bir çağını düşünmek değil. Biz bu tehlikeye bir son aramalıyız, bunu başaracağımıza dair bir umudumuz olmasa da."

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Elrond'un Divanı syf. 323- 324



    Boromir'de Yüzüğü Sauron'a karşı kullanmayı teklif etmişti.


    Boromir

    Alıntı:
    ..."Bütün bunları anlayamıyorum," dedi Boromir. "Saruman bir hain, ama fikrinde bir irfan payı yok mu? Neden habire saklamaktan ve yok etmekten söz ediyorsunuz? Bu ihtiyaç anımızda Âli Yüzük'ün bize hizmet etmek için elimize geçtiğini neden düşünmeyelim? Hürler'in Hür Hükümdarları onu kullanınca mutlaka Düşman'ı yeneceklerdir. Kanaatime göre onun en çok korktuğu da bu.

    "Gondor'un insanları yüreklidir, asla teslim olmazlar; amma yenilebilirler. Mertlik önce kuvvet, sonra da silah ister. Eğer anlattığınız kadar gücü varsa, Yüzük silahınız olsun. Onu alıp zafere yürüyün!"

    "Heyhat, olamaz," dedi Elrond. "Hükmeden Yüzük'ü kullanamayız. Bunu artık çok iyi biliyoruz. Yüzük Sauron'a ait, sadece onun tarafından yapılmış ve tamamiyle kötüdür. O çok güçlüdür Boromir, öyle her isteyen değil, ancak zaten büyük bir kudrete sahip olanlar kullanabilir. Lâkin onlar için daha da ölümcül bir tehlike arz etmektedir. Uyandırdığı arzu bile yüreği bozar. Saruman'ı düşünün. Arifler'den biri Mordor Hükümdarı'nı bu Yüzük ile, kendi usullerini kullanarak alt ederse, Sauron'un tahtına yerleşir ve böylece yeni bir Karanlıklar Efendisi doğmuş olurdu. Yüzük'ün yok edilmesi biraz da bu yüzden elzem: Dünya üzerinde kaldığı sürece, Arifler için dahi bir tehlike olacaktır. Çünkü ilk başta hiçbir şey kötü değildir. Sauron bile değildi. Ben onu gizlemek için almaktan dahi korkuyorum. Kullanmak için hiç almam."

    "Ben de almam," dedi Gandalf.

    Boromir onlara kuşkuyla baktı fakat boynunu eğdi. "Öyle olsun," dedi. "O halde Gondor'da elimizdeki silahlara güvenmek zorundayız. Ve en azından, Arifler bu Yüzük'ü korurken biz de dövüşmeye devam ederiz.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Elrond'un Divanı syf.324



    Yapılabilecek tek bir şey vardı o da Yüzüğü yapıldığı ve yok edilebileceği tek yer olan Hüküm Dağı'na atmaktı. Frodo Yüzüğü alıp Mordor'a gitmeyi teklif etmişti.

    Alıntı:
    Elrond gözlerini kaldırarak ona baktı; bu bakışın ani keskinliğiyle yüreğine işlediğini hissetti Frodo. "Eğer duyduklarımın hepsini doğru anladıysam," dedi, "zannımca bu iş için siz tayin edilmişsiniz Frodo; siz bir yol bulamazsanız kimse bulamaz. Şimdi Shire halkının zamanı, sakin tarlalarından kalkıp Ulular'ın kulelerini ve düşüncelerini sarsacaklar. Arifler arasından kim öngörebilirdi bunu? Ya da, eğer arif iseler, vakti gelmeden bilmeyi ne diye umsunlar?

    "Lâkin ağır bir yüktür bu. Öyle ağır ki, kimse başkasına yükleyemez. Ben bu yükü size vermiyorum. Lâkin rızanızla alırsanız, seçiminizin doğru olduğunu söyleyebilirim; eskinin bütün kudretli elf dostları Hador, Hurin, Türin ve bizzat Beren bir araya gelse, sizin yeriniz onların yanı olurdu."

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Elrond'un Divanı syf.329


    Frodo sekiz yoldaşıyla yola çıkmaya karar vermişti; Sam Gamgee, Merry Brandybuck, Pippin Took, Aragorn, Boromir, Legolas, Gimli ve Gandalf. Yüzük Kardeşliği 25 Aralık 3018'de yola çıkmıştı.


    Kardeşlik

    3019 yılının Ocak ayında Kardeşlik Moria'ya girmişti ve Gollum'da peşlerindeydi. Frodo Yüzük Taşıyıcısı olduğundan önlerinde ve arkalarında uzanan tehlikeleri hissetmişti. Suyun Bekçisi ve Mazarbul Odasındaki Ork Şefi diğer Kardeşlik üyeleriyle hiç uğraşmamış direk ona saldırmışlardı. Gandalf Balrog'la savaşmış ve birlikte Dipsiz Kuyu'ya düşmüşlerdi böylece Kardeşlik dağılmaya başlamıştı.

    [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Moria'da

    Kardeşlik Lothlorien'e doğru devam etmişlerdi. Onları Üçler'in taşıyıcısından biri olan Galadriel karşılamıştı. Frodo Galadriel'in parmağında Nenya'yı görmüş ama Sam görememişti. Frodo Galadriel'in Aynası'na baktığında Sauron'un Gözü'nü görmüştü. Ve gördüğü anda da Yüzük ağırlaşmaya başlamıştı. Ama en sonunda kendini onun etkisinden kurtarmayı başarmıştı.


    Galadriel'in Aynası

    Alıntı:
    "Hem irfan sahibi, hem korkusuz, hem zarifsiniz Galadriel Hanım" dedi Frodo. "Eğer isterseniz Tek Yüzük'ü size veririm. Bu benim için fazla büyük bir mesele."

    Ani ve berrak bir kahkaha attı Galadriel. "Galadriel Hanım irfan sahibi olabilir," dedi, "yine de burada, nezaket konusunda kendi dengine rast geldi, ilk karşılaşmamızda gönlünüzü sınamamın öcünü çok kibarca aldınız. Keskin bir gözle görüyorsunuz artık. Gönlümün, bana sunduğunuz şeyi çok fazla arzuladığını inkâr etmiyorum. Çünkü uzun yıllar boyunca Ali Yüzük benim elime geçse ne yapardım diye düşünmüştüm ve işte! Yüzük avucuma düştü. Sauron ister kalsın ister yenilsin, çok uzun zaman önce tertip edilmiş olan şer çok değişik şekillerde işlemeye devam eder. Eğer yüzüğü konuğumdan zorla veya korkutarak alsaydım, bu tam da onun Yüzük'ünün tesirine yaraşacak soylu bir hareket olurdu, değil mi?

    "Ama şimdi, nihayet Önümde işte. Yüzüğü bana kendi rızanızla vereceksiniz! Karanlıklar Efendisi'nin yerine bir Ece oturtacaksınız. Ve ben karanlık da olmayacağım, Gündüz ve Gece gibi çok güzel ve korkunç olacağım! Deniz gibi, Güneş gibi, Dağ'daki Kar gibi zarif! Fırtına ve Şimşek gibi korkunç! Dünyanın temellerinden daha güçlü. Herkes beni sevecek ve önümde çaresiz kalacak!"

    Elini kaldırdı; takmakta olduğu yüzükten sadece onu aydınlatıp, geri kalan her şeyi karanlıkta bırakan büyük bir ışık çaktı. Frodo'nun önünde, artık ölçülemeyecek derecede uzun boylu, dayanılmayacak kadar güzel, korkunç ve tapılacak biri gibi duruyordu. Sonra indirdi elini; ışık soldu, tekrar güldü aniden. Ve o ne! Küçülmüştü Sadece beyazlara bürünmüş, kibar sesi yumuşak ve hüzünlü, ince bir elf kadınıydı.

    "Sınavı geçtim," dedi. "Gücüm zayıflayacak, Batı'ya gideceğim ve Galadriel olarak kalacağım.''

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    Yüzük Kardeşliği; Galadriel'in Aynası syf.438



    Kardeşlik Amon Hen'e doğru yolculuk etti burada direk olarak Mordor'a mı gideceklerine ya da Minas Tirith'e mi gideceklerine karar vereceklerdi. Boromir burada Yüzüğü alıp Minas Tirith'e gitmeyi denemişti. Yüzüğü alıp Sauron'u yenebileceğini düşünmüştü. İlk olarak Frodo'yu rızasıyla Yüzüğü vermesini sağlamaya çalışmış ama bu işe yaramayınca ona saldırmıştı.

    [Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register][Dear Guest/Member you can't see link before replyclick here to register]
    Frodo ve Boromir

    Frodo burada Yüzüğü takmış ve Sauron'un Gözü tarafından fark edilmişti. Yüzük Frodo'yu Sauron'a gözükmesi için zorladı. Bu sırada Gandalf çok uzaklardan bunu hissetmiş ve onun da yardımıyla Frodo Yüzüğü çıkarmayı başarmıştı. Frodo Mordor'a tek başına gitmeye karar vermiş ama Sam Gamgee'de ona katılmıştı.

    Bu sırada Isengard'lı Uruk-Hai'ler diğer Kardeşlik üyelerine saldırmıştı. Saruman Hobbit'lerin yakalanması diğerlerinin öldürülmesi emrini vermişti çünkü Hobbit'lerden birinin Yüzük'ü taşıdığını biliyordu. Uruk-Hai'ler Merry ve Pippin'i yakalamış onları korumaya çalışan Boromir'i öldürmüşlerdi. Pippin daha sonra Yüzük yanındaymış gibi davranarak bir Ork'u kandırmış daha sonrada Merry ile kaçmayı başarmışlardı.



    Boromir

    29 Şubat'ta Frodo ve Sam kendilerini izleyen Gollum'u yakalamışlardı. Frodo'da Bilbo gibi Gollum'a acımış ve onu öldürmemişti.


    Frodo ve Gollum

    Alıntı:
    ..."Smeagol," dedi Gollum aniden açık bir şekilde, gözlerini sonuna kadar açıp, gözlerinde garip bir ışıkla Frodo'ya bakarak."Smegol Kıymetli üserine yemin edecek."

    Frodo ayağa kalktı ve bir kez daha Sam onun sözleri ve sert sesiyle hayretlere düştü. "Kıymetli üzerine mi? Buna nasıl cesaret edebilirsin?" dedi. "Düşün!

    Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini karanlıkta birbirine bağlayacak. Yeminini buna bağlar mısın Smeagol? Bu seni bağlar. Ama bu senden çok daha güvenilmez bir şey. Sözlerini çevirebilir. Dikkat et!"Gollum sindi. "Kıymetli üserine, Kıymetli üserine!" diye tekrarladı.

    "Peki ne için yemin ediyorsun?" diye sordu Frodo.

    "Çok çok iyi olmak için," dedi Gollüm. Sonra Frodo'nun ayaklarına doğru emekleyerek önünde süründü, kaba bir sesle fısıldıyordu: Bir titreme tuttu Gollum'u, sanki sözler her kemiğini korku ile sarsarmış gibi. "Smeagol onu, Onun almasına hiç hiç bir saman isin vermeyeceğine yemin eder. Hiçbir saman! Smeagol onu koruyacak. Ama Kıymetli üserine yemin etmeli."

    "Hayır! Onun üzerine olmaz," dedi Frodo, sert bir acıma duygusuyla ona yukarıdan bakarken. "Senin bütün arzun, elinden gelirse, onu görmek, ona dokunmak; ama bunun seni çıldırtacağını da biliyorsun. Onu eline alarak yemin edemezsin. Eğer kabul edersen görmeden, yine de onun üzerine yemin et. Çünkü onun nerede olduğunu biliyorsun. Evet, biliyorsun Smeagol. Tam önünde."

    Bir an için Sam'e sanki beyi büyümüş, Gollüm da küçülmüş gibi geldi: Uzun, sert bir gölge, yüceliğini gri bir bulut ile gizleyen kudretli bir hükümdar; ayaklarında da sızlanan minik bir köpek. Yine de bir şekilde ikisi akrabaydı sanki yabancı değil: Birbirlerinin akıllarına uzanabiliyorlardı. Gollüm doğrularak Frodo'ya elleriyle dokunmaya, yaltaklanarak dizlerine sarılmaya çabaladı.

    "Çök! Yere çök!" dedi Frodo. "Şimdi yeminini et!" "Söss verisiyorus, evet sös veriyorum!" dedi Gollum. "Kıymetli'nin efendisine hismet edeceğim, iyi yürekli efendi, iyi yürekli Smeagol, Gollum Gollum!" Aniden yeniden ağlayıp bileğini ısırmaya başladı.

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    İki Kule;Smeagol'un Ehlilleştirilmesi syf.255-256


    Frodo Mordor'a yaklaşan her adımda Yüzük daha çok ağırlaşıyor ve Sauron'un Gözü'nü daha çok hissediyordu. Gollum ise yeniden Yüzüğü arzulamaya başlamış ve kendisiyle sözünü tutup tutmamak üzerine tartışmıştı. Smeagol'dan kalan küçük bir parça Frodo'ya zarar vermek istemiyordu, ama en sonunda Gollum baskın çıkmış ve Gollum Yüzüğü almaya karar vermişti ve Hobbitleri tuzağa düşerecek bir plan yaptı.


    Frodo, Sam ve Gollum Yollarda

    Hobbitler Kara Kapılar varmış ama Mordor'a bu şekilde giremeyeceklerini anlamışlardı. Ve Gollum onlara Cirith Ungol yolunu önermişti. Frodo bunu kabul etmiş ama Gollum'un Yüzük'ün peşinde olduğunu anladığını söylemişti.


    Hobbitler Kara Kapılar'da

    7 Mart'ta Hobbitler Boromir'in kardeşi Faramir tarafından yakalanmışlardı. Faramir Frodo'nun Tek Yüzüğü taşıdığını öğrenmiş ama korkmamasını söylemişti.


    Faramir ve Frodo

    Alıntı:
    '' Fakat artık korkma! Ben bu şeyi almak istemem, şurada yol kenarında olsa bile almam. Minas Tirith'te taş taş üstünde kalmayacak olsa ve şehir kendi iyiliği ve benim şerefim için, sadece ben, ancak Karanlıklar Efendisi'nin silahını kullanarak kurtulabilecek olsam bile almam. Hayır, böyle zaferler istemiyorum Drogo oğlu Frodo.''

    --------------------------------------------------------------------------------------------

    İki Kule; Batı'daki Pencere syf.319



    Faramir'in yanından ayrıldıktan sonra Hobbitler ve Gollum Morgul Vadisi'ne gelmişti bu sırada Minas Morgul'dan Nazgul Lordu komutasında büyük bir ordu yola çıkmıştı. Sauron'un öncelikli planı Gondor'u ele geçirmekti. Pippin'i ve Aragorn'u Palantir'de görmüş ve Yüzüğü onların elinde sanmıştı. Sauron Aragorn'un Yüzüğü kullanarak kendisiyle savaşacağını düşünüyordu. Çünkü herhangi birisinin Yüzüğü yok etmek amacıyla Mordor'a geleceğini düşünmüyordu.

    Frodo Nazgul Lord'unun yanından geçerken yine Yüzük'ü takma dürtüsü onu zorlamış ama yine kendini tutmayı başarmıştı. Gollum onları Vadi'nin yukarı tarafındaki Cirith Ungol Merdiven'lerine götürmüştü. Sabah olduğunda ise Gollum Hobbit'leri Shelob'un İni'ne götürdü.

    Frodo Shelob tarafından sokulmuş ve kaskatı kesilip yere yıkılmıştı. Sam Frodo'nun öldüğünü sanmış ve küçük bir iç mücadelesinden sonra Yüzüğü almanın en doğru şey olduğuna karar vermişti. O sırada bir Ork grubu oraya yaklaşmış ve Sam'de Yüzüğü takmıştı. Sam Kara Dil'deki konuşmaları anlamış ve Frodo'nun hayatta olduğunu öğrenmişti. Orklar Frodo'yla birlikte Cirith Ungol Kulesine gitmiş Sam'de onları izlemişti.



    Frodo, Sam ve Shelob

    Sam Yüzüğü çıkarmış ama Cirith Ungol'a tekrar girerken takmak zorunda kalmıştı. Sam Mordor'a girdiğinde Yüzük, Efendisine yaklaştığı için Taşıyıcı'sı için her adımda daha ağır bir yük oluyordu. Sam o anda parmağında Yüzük olmamasına rağmen Yüzük onu etkilemiş ve bir an için kendini Sauron'la savaşabilecek kudrette görmüştü. Ama Sam'in Hobbit güdüleri baskın çıkmış ve bunun Sauron'a Yüzük'ü götürmek için bir oyun olduğunu anlamıştı.


    Sam Mordor Yolunda

    Sam Cirith Ungol Kulesi'ne girmiş ve Frodo'yu bulmuştu. Frodo yerde çırılçıplak ve kanlar içinde yatıyordu ancak görülüyordu ki, onu perişan eden şey fiziksel acılarından çok Yüzük'ün gitmiş olduğu düşüncesi ve bu sebepten içine düştüğü umutsuzluktu. Sam, Frodo'ya Yüzük'ün kaybolmadığını ve kendisinde olduğunu söyleyince, Frodo sertçe onu Sam'den aldı. Ancak sonradan yaptığından pişman oldu. Bu olay, Sam'in, Yüzük'ün Frodo üzerinde gitgide artan gücünü fark etmesini sağladı.

    Frodo ve Sam'in Mordor Yolculuğu 15 Mart'ta başlamıştı. Hüküm Dağı'na yolculuklarında Gölge Diyarı'ndan geçerlerken, Frodo yüzüğün ağırlığını ve taşıdığı yükün aklını giderek tükettiğini hissediyordu.
    Prince of Elven

    ...Nah ELL-ehn-ahth deen see-lah air-een rahd oh hweel leen...

  7. Beğen Dark Lord Sauron bu mesajı beğendi.
  8. #7
    Elven_Prince İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    22 Eylül 2009
    Yer
    Mirkwood(Antalya)
    Mesajlar
    119
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Lorien Puanı
    202

    Varsayılan Cevap: Hepsine hükmedecek Tek Yüzük


    Sam ve Frodo Hüküm Dağı Yolunda

    25 Mart'ta Hüküm Dağı'nın eteklerine vardıklarında, Frodo yürüyemez hale gelmiş ve Sam onu sırtlayıp Hüküm Dağı'na tırmanmaya başlamıştı.[/B][/CENTER]

    Alıntı:
    Yükü altında soluk soluğa kalan Sam dirsekten döndü; tam dönerken de gözünün ucuyla kayalıktan düşen bir şeyi fark etti, sanki o geçerken devrilmiş küçük siyah bir kayaymış gibi. Ani bir yük bindi Sam'in üzerine ve hâlâ beyinin ellerini tutmakta olan ellerinin dış yüzlerini parçalayarak yere kapaklandı. O zaman düşenin ne olduğunu anladı, çünkü yattığı yerden, nefret dolu bir ses işitti üzerinden.



    Gollum'un Saldırısı

    "Hayırsıs bey!" diye tısladı ses. "Hayırsıs bey bisi kandırıyor; bisi kandırıyor Smeagol, gollum. O taraftan gitmemeli. Kıymetli'yi incitmemeli. Onu Smeagol'e ver, evett, bise ver! Onu bise ver!"

    Çılgın bir güçle doğrularak kalktı Sam. Hemen kılıcını çekti; fakat hiçbir şey yapamazdı. Gollum ile Frodo birbirlerine kenetlenmişlerdi. Gollum efendisinin üstünü başını parçalıyor, zincire ve Yüzük'e ulaşmaya çalışıyordu. Bu belki de Frodo'nun yüreğinde ve iradesinde sönmekte olan korları alevlendirebilecek tek şeydi: Hazinesini ondan zorla almak için yapılan bir saldırı, bir girişim. Sam'i, hatta aynı zamanda Gollum'u hayrette bırakan ani bir hiddetle karşı koymaya başladı. Gene de, eğer Gollum değişmeden kalmış olsaydı olaylar çok daha değişik cereyan edebilirdi; fakat hangi korkunç patikaları, yalnız, aç ve susuz, kendisini yiyip bitiren bir arzu ve korkunç bir korkuyla geçtiyse, bunlar onun üzerinde keder verici izler bırakmıştı. Bir deri bir kemik, açlıktan ölmek üzere olan, yabani görünüşlü bir şey olmuştu. Gözlerinde çılgınca bir ışık alevleniyordu ama kötülüğü artık o eski etkili gücüyle boy ölçüşemezdi. Frodo onu yere devirdi ve titreyerek ayağa kalktı.
    "Yere yat!" dedi nefes nefese, elini göğsünde sıkarak, öyle ki deri gömleğinin altından Yüzük'ü tutmuş oluyordu. "Yere, seni sürüngen seni, çekil yolumdan! Artık sonun geldi. Artık ne bana ihanet edebilirsin ne de beni öldürebilirsin."

    Sonra aniden, tıpkı Emyn Muil'in eteğinde olduğu gibi, Sam bu iki rakibi başka bir gözle gördü, iki büklüm olmuş bir cisim, olsa olsa bir canlının zavallı gölgesi, tamamen mahvolmuş ve yenilmiş bir yaratık ama yine de korkunç bir şehvet ve öfkeyle dolu ve onun önünde sert, artık acımayı bırakmış, beyazlara bürünmüş ama göğsünde ateşten bir halka tutan bir cisim. Ateşin içinden emreden bir ses konuşuyordu.

    "Git ve beni bir daha rahatsız etme! Eğer bir daha bana dokunacak olursan kendini Kıyamet Ateşi'ne atmış olacaksın."

    İki büklüm olan cisim geriledi, kırpışan gözlerinde dehşet vardı, ama aynı zamanda da doymak bilmez bir arzu.

    Sonra görüntü geçti ve Sam ayakta duran Frodo'yu gördü, eli göğsünde, nefes nefese, Gollum da ayaklarının dibindeydi, kocaman elleri ve dizleri üzerinde.

    "Dikkat et!" diye bağırdı Sam. "Sıçrayacak!" ileri doğru bir adım attı, kılıcını savurarak.

    "Çabuk Bey!" dedi nefes nefese. "Devam et! Devam et! Kaybedecek zaman yok. Ben onu hallederim. Devam et!"

    Frodo ona, sanki çok uzakta biriymiş gibi baktı. "Evet, benim devam etmem lazım," dedi. "Hoşça kal Sam! Sonuna vardık artık. Hüküm Dağı'nda hüküm verilecek. Hoşça kal!" Döndü ve yoluna devam etti yavaş yavaş ama dimdik yürüyerek, tırmanan patikadan yukarı.

    "Evet!" dedi Sam. ""Sonunda seninle ilgilenebileceğim!" Dövüş için çekilmiş kılıcıyla ileri fırladı. Fakat Gollum yerinden sıçramadı. Yüzükoyun yere kapaklanarak zırıldamaya başladı.

    "Bisi öldürme," diye ağladı. "Bisi o piss, merhametsis çelikle öldürme! Bırak yaşayalım, evet, birasçık daha yaşayalım. Bitti, bitti! Bittik. Ve Kıymetli gittiğinde de öleceğis, evet, ölüp tos olacağıs." Yolun küllerini uzun etsiz parmaklarıyla avuçladı. "Toss!" diye tısladı.

    Sam'in eli duraksadı. Aklı hiddet ve kötülüğün anısıyla kızgınlık doluydu. Bu hain, katil yaratığı öldürmekle adil davranmış olurdu, hem haklıydı hem de Gollum bunu yüzlerce kez hak etmişti; ayrıca yapılması gereken yegâne emniyetli şey gibi görünüyordu bu. Fakat gönlünde, derinlerde bir yerde bir şey onu alıkoydu: Tozlar içinde yatan, meyus, mahvolmuş, tamamen sefil bu yaratığa vuramadı. Kendisi de, kısa bir süre önce Yüzük'ü takmıştı ve artık Gollum'un Yüzük'e esir olmuş, bir daha yaşamı boyunca huzur ve rahat bulamayacak olan kurumuş aklıyla bedeninin ıstırabını az da olsa tahmin edebiliyordu. Fakat Sam'in hissettiklerini açıklayabilecek hiç sözü yoktu.

    "Öff lanet olasıca, leş kokulu şey!" dedi. "Git! Defol! Sana tekme atabileceğim sürece güvenmeyeceğim; ama git. Yoksa senin canını acıtacağım, evet hem de bu pis, merhametsiz çelikle."

    Gollüm dört ayağı üzerinde doğruldu, birkaç adım geriledi, sonra döndü ve tam Sam ona tekme atmak için nişan aldığında patikadan aşağıya kaçmaya başladı. Sam bir daha onu aklına getirmedi. Aniden beyini hatırladı. Yukarı, patikaya doğru baktı ama onu göremedi. Elinden geldiğince hızla yoldan yukarı tırmandı. Eğer geriye dönüp baksaydı, Gollum'un dönmüş olduğunu ve gözlerinde vahşi bir delilik ışığı parlayarak kayalar arasında sinsi bir gölge gibi, hızlı hızlı ama temkinle arkasından yaklaştığını görebilirdi.

    Patika yukarı çıkmaya devam ediyordu. Kısa bir süre sonra yeniden döndü ve doğuya doğru ilerleyen son bir uzantıdan sonra koninin yüzeyi boyunca uzanan bir kesmeden geçerek Dağ'ın yan tarafındaki karanlık bir kapıya, yani Sammath Naur'a vardı. Çok uzaklarda, artık Güney'e doğru yükselmekte olan güneş, dumanları ve pusu parçalayarak meşum meşum parlıyordu, donuk kızıl, göz karartan bir disk gibi; fakat tüm Mordor, Dağ'ın çevresinde ölü, sessiz, gölgeler içinde korkunç bir darbe bekleyen topraklar gibi uzanıyordu.

    Sam açık ağzın yanına gelerek içeri baktı içerisi karanlık ve sıcaktı; derinden gelen bir gümbürtü havayı titretiyordu. "Frodo! Beyim!" diye seslendi. Hiç cevap yoktu. Bir an için durdu, kalbi çılgın korkularla atıyordu, sonra içeri daldı. Onu bir gölge takip etti. İlk başta hiçbir şey göremedi. Bu büyük ihtiyaç anında bir kez daha Galadriel'in şişeciğini çıkarttı fakat şişecik soğuk ve titrek elleri arasında soluktu ve boğucu karanlığa hiç ışık saçamıyordu. Sauron'un diyarının tam kalbine, eski kudretinin Orta Dünya'daki en büyük ocaklarına gelmişti; tüm diğer güçler burada ona boyun eğerdi. Korka korka karanlığa doğru birkaç tereddütlü adım attı, sonra aniden yukarı doğru sıçrayan kızıl bir şimşek yükseldi ve yüksek kara çatıya çarptı. O zaman Sam Dağ'ın tüten konisine doğru giden uzun bir mağara veya tünelde bulunduğunu gördü. Fakat kısa bir mesafe ileride zemini ve her iki yandaki duvarları koca yarıklarla yarılmıştı ve buralardan, bir yükselen bir alçalıp kararan kızıl bir parlaklık geliyordu; bütün bu süre zarfında aşağıda bir mırıltı ve zonklayıp çalışan koca makineleri çağrıştıran bir hareketlilik vardı.

    Işık yine yukarı fırladı: orada, uçurumun kıyısında, tam Kıyamet Çatlağı'nda duruyordu Frodo, parlaklığa karşı simsiyah, gergin, dik ama sanki taşa dönmüş gibi.

    "Bey!" diye bağırdı Sam.

    O zaman Frodo kıpırdayarak net bir sesle konuştu, aslında Sam'in o güne kadar onun kullandığını hiç duymadığı netlikte ve güçte bir sesle; ses Hüküm Dağı'nın zonklamasını ve kargaşasını bastırıyor, tavanda ve duvarlarda çınlıyordu.

    "Geldim," dedi. "Ama şimdi buraya yapmak için geldiğim şeyi yapma yolunu seçmiyorum. Bu işi yapmayacağım. Yüzük benimdir!" Ve aniden yüzüğü parmağına takarak Sam'in gözleri önünden kaybolup gitti. Sam'in nefesi kesildi ama çığlık atacak zamanı olmadı çünkü aynı anda birçok şey birden oldu.

    Bir şey Sam'e arkadan çılgınca çarptı, ayakları yerden kesilmiş, yana savrulmuş ve kara bir cisim üzerinden atlarken başını taşlı zemine çarpmıştı. Kıpırdamadan olduğu yerde uzanıp kaldı ve bir süre her şey karardı.

    Ve uzaklarda, tam Frodo onun diyarının tam kalbinde, Sammath Naur'da Yüzük'ü takıp onun kendisine ait olduğunu iddia ederken Barad-dûr'daki güç sarsılmış ve Kule temelinden o mağrur ve sert tepesine kadar sallanmıştı. Karanlıklar Efendisi aniden onun varlığından haberdar oluverdi ve Göz'ü bütün gölgeleri parçalayarak ova üzerinden kendi yapmış olduğu kapıya baktı; ahmaklığının büyüklüğü, gözleri kör eden bir şimşek gibi gözleri önüne seriliverdi; sonunda düşmanlarının oyunları bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine gazabı yakıp yok eden bir alev gibi parladı ama korkusu da engin, kara bir duman gibi onu boğmak için yükseldi. Çünkü kendisi için en büyük tehlikenin ne olduğunu, sonunun nasıl bir pamuk ipliğine bağlı olduğunu anlamıştı. Aklı tüm tedbirlerinden, korku ve hamlık ağlarından, tüm harp hilelerinden, savaşlardan arınıverdi, bütün diyarı boyunca bir titremedir aldı, esirleri sindi, orduları durdu, idaresiz kalan, amaçları kalmayan komutanları tereddüt ederek ümitsizliğe kapıldılar. Çünkü unutulmuşlardı Onları kullanan Güç'ün bütün aklı ve amacı artık inanılmaz bir kuvvetle Dağ'a çevrilmişti Çağrısı üzerine kulakları yırtan bir çığlık ve son, çaresiz bir hızla, rüzgârdan da hızlı uçtu Nazgûl, yanı Yuzuktayfları, kanatlarının fırtınasıyla güneye, Hüküm Dağı’na doğru fırladılar.

    Sam ayağa kalktı Başı donuyor, başından sızan kan gözlerine damlıyordu. El yordamıyla ilerledi ve sonra çok garip ve çok korkunç bir şey gördü. Gollum, tam dipsiz çukurun kenarında görünmeyen bir düşmanla deliler gibi dövüşüyordu. Bir ileri bir geri sallanıp duruyordu ve bazen uçurumun kenarına o kadar yaklaşıyordu ki neredeyse içine düşecek gibi oluyor, bazen kendini geriye çekiyor, yere düşüyor, ayağa kalkıp yeniden düşüyordu. Ve bütün bu zaman zarfında hep tıslıyor ama ağzından hiç söz çıkmıyordu.

    Aşağıdaki ateşler hiddetle uyandı, al ışık alevlendi ve bütün mağara büyük bir parlaklık ve sıcaklıkla doldu. Sam aniden Gollumun uzun ellerinin ağzına doğru gittiğini gördü, beyaz köpek dişleri pırıldadı ve ısırarak çat diye kapandı. Frodo bir çığlık attı, işte oradaydı, tam uçurumun kenarında yere diz çökmüştü. Fakat Gollum çıldırmış gibi dans ederek, içinde hâlâ bir parmağın durduğu yüzüğü havada tutuyordu Artık Yüzük, sanki canlı ateşte yem yapılmış gibi parlıyordu.

    "Kıymetli, kıymetli, kıymetli!" diye bağırdı Gollum "Kıymetlim! Ah benim Kıymetlim!" Ve bunları söylerken tam gözlerini kaldırmış ödülünü zevkle seyrediyordu ki adımını çok ileri attı, tökezledi, bir an için uçurumun kenarında bir ileri bir geri sallandı ve bir çığlık atarak düştü. Derinlerden son bir "Kıymetlim!" feryadı yükseldi, Gollum yok olmuştu.



    Gollum'un Düşüşü

    Bir gümbürtü ve muazzam bir kargaşanın sesi duyuldu. Alevler sıçrayarak tavanı yaladı. Zonklama büyük bir gurultu halinde yükseldi ve Dağ sallandı Sam Frodo'ya koşarak onu kaldırdı ve kapıya taşıdı. Orada, Mordor ovalarının çok yükseğindeki Sammath Naur'un karanlık eşiğinde, üzerine öyle bir hayret ve dehşet çöktü ki her şeyi unutarak kalakaldı ve taşa donmuş biri gibi etrafı seyretmeye başladı.

    Dönen bir bulutun kısa görüntüsü gelip geçti gözlerinden, bulutun tam ortasında, ölçülemeyecek kadar derin çukurlar üzerindeki muazzam bir dağ kaidesine oturmuş dağlar kadar yüksek kuleler, burçlar vardı, koca salonlar, zindanlar, uçurumlar kadar dik gözsüz hapishaneler, çelikten ve sert taşlardan açılmış kapılar. Sonra hepsi geçti gitti Kuleler yıkıldı, dağlar kaydı, duvarlar ufalandı ve kendi yıkılırken, geniş duman girdapları ve fışkıran buharlar, kabaran bir dalga gibi devrilinceye ve azgın tepesi kıvrılıp toprağa doğru köpürerek dökülünceye kadar dalgalar halinde yükseldi, yükseldi ve sonra, son olarak aradaki milleri aşarak, kulakları sağır eden bir çatırtı ve gümbürtü halını alıncaya kadar yükselen bir uğultu sesi geldi, yer sarsıldı, ova kabardı, çatladı ve Orodruin dönmeye başladı. Yarılmış zirvesinden ateşler püskürdü Gökler gök gürültüsüyle patlayıp, şimşeklerle dağlandı. Şaklayarak inen bir kırbaç gibi kara bir yağmur sağanağı inmeye başladı. Ve fırtınanın tam ortasına, bütün diğer sesleri yırtan bir çığlıkla, bulutları parçalayıp yana atan Nazgûl indi, alevlenmiş bir yıldırım gibi fırlayarak, tepenin ve göğün alevli yıkıntılarına yakalanıp çatırdadılar, soldular ve söndüler.

    "Komutanlar Mordor ülkesine doğru bakarken, onlara öyle geldi ki sanki bulutun kasvetinin üzerine kapkara, koskoca gölgeden bir suret yükseldi; kopkoyu, şimşeklerle taçlanmış, bütün gökyüzünü dolduran bir suret. Dünyanın üzerinde bir dev gibi yükseldi ve onlara doğru tehditkâr bir kol uzattı, korkunç ama aciz: Çünkü onların üzerine uzanırken büyük bir rüzgar onu alarak savurdu ve gölge geçip gitti; sonra bir sessizlik çöktü.''



    Sauron'un Düşüşü

    -------------------------------------------------------------------------------------------

    Kralın Dönüşü; Hüküm Dağı syf.244- 249



    Böylece Yüzük yok edilmiş ve Sauron son kez ve tamamen yenilmişti. İnsanların Dokuz Yüzüğü ve Yedilerin kalanları da Modor yıkılırken yok olmuştu. Üçler hala duruyordu ama herhangi bir güçleri kalmamıştı ve onların gücüyle yapılmış ve var olan her şeyde yok olacaktı.

    Frodo sırtından bu ağır yük kalkmış olmasına rağmen en derinlerinde hala Yüzük'ün kaybına üzülüyordu. Yüzük kendisindeyken kendini çok daha güçlü hissediyordu o yokken her şey boştu. 21 Eylül 3021'de Frodo ve Bilbo Orta-Dünya'yı terk edip Ölümsüz Topraklar'a varmıştı daha sonra da Sam onlara katılmıştı ve Sam'de gittiğinde Orta-Dünya'da Yüzük-Taşıyıcılarından kimse kalmamış...



    Gri Limanlar ve Yüzük Taşıyıcılarının Gidişi


    Alıntıdır...

    İlk defa forum bana mesajın çok uzun dedi :happy:
    Son Düzenleme Elven_Prince Tarafından 23 Eylül 2009 04:39 Tarihinde Yapıldı.
    Prince of Elven

    ...Nah ELL-ehn-ahth deen see-lah air-een rahd oh hweel leen...

  9. #8

    Katılım Tarihi
    18 Aralık 2008
    Yaş
    22
    Mesajlar
    120
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    0
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    ROTK
    Lorien Puanı
    259

    Varsayılan Cevap: Hepsine hükmedecek Tek Yüzük

    Resimler bir harika, yüzüğün hayat hikayesini anlatmışlar resmen. Ellerinize sağlık.
    I don't know half of you half as well as I should like
    and I like less than half of you half aswell as you deserve.

  10. #9
    ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳ Қقf қكF Herugrim İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    13 Aralık 2008
    Yer
    Edoras
    Mesajlar
    633
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    8
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    ROTK
    Lorien Puanı
    301
    Herugrim's: Men

    Varsayılan Cevap: Hepsine hükmedecek Tek Yüzük

    Gerçekten güzel hazırlanmış uzun olmasına rağmen sürükledi beni tebrikler

  11. #10
    ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳ Қقf қكF Herugrim İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    13 Aralık 2008
    Yer
    Edoras
    Mesajlar
    633
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    8
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    ROTK
    Lorien Puanı
    301
    Herugrim's: Men

    Varsayılan Elflerin Üç Yüzüğü

    Narya, Nenya, ve Vilya. Güç Yüzükleri arasında Tek Yüzük’ten sonra en güçlü yüzüklerdir. Güçleri; anlama, oluşturma, koruma ve iyileştirme üzerinedir.Silah olmamalarına karşın Sauron ve ona hizmet edenlerden korunmak için kullanılmaktaydılar. Bu Üç Yüzük taşıyıcılarını görünmez yapmazlar.

    Üç Yüzük, İkinci Çağ'ın 1590'lı yıllarında büyük Elf ustası Celebrimbor tarafından Eregion’da yapılmıştır. Eregion’daki Celebrimbor ve Elf demircileri Valar’ın temsilcisi gibi davranan ve kendilerine yeni marifetler öğreteceğine söz veren Sauron tarafından kandırılmıştır. Sauron’un talimatlarıyla elfler Dokuz Yüzük ve Yedi Yüzük de dahil olmak üzere Güç Yüzükleri'ni yapmaya başladılar. Elflerin Üç Yüzüğü Celebrimbor tarafından tek başına yapıldı.

    1600'lü yıllarda Sauron Hüküm Dağı'nın ateşinde diğer güç yüzüklerine hükmedecek olan Tek Yüzük'ü dövdü. Elflerin Üç Yüzüğü'ne Sauron hiç dokunmamış olmasına rağmen onun öğrettiği maharetlerle yapılmışlardı, bu nedenle Tek Yüzük'ün gücüne bağlıydılar.

    Sauron Tek Yüzük'ü taktığı zaman Elfler onun farkına vararak kandırıldıklarını anladılar. Buna rağmen diğer yüzükleri yok etmeye gönülsüzdüler; Galadriel Celebrimbor’a Üç Yüzük'ün saklanmasını, Sauron Tek Yüzük'e sahip olduğu sürece de asla kullanılmamaları gerektiğini öğütledi. 1693 yılında Narya ve Vilya Lindon’daki Gil-Galad’a gönderilirken Galadriel Nenya’yı aldı.

    1697’de Elflere savaş açan Sauron, Eregion’u yerle bir etti. Üç Yüzük'ün yerini öğrenebilmek için Celebrimbor’a işkence yaptı fakat Elf, Yüzüklerin yerini söylemeyi reddedince Celebrimbor'u öldürttü.

    İkinci Çağ'ın sonlarında, 3441 yılında Sauron yenildiğinde Tek Yüzük Isildur tarafından alındı ve sonrasında kayıplara karıştı. Tek Yüzük Sauron'un kontrolünden çıktıktan sonra Elflerin Üç Yüzük'ünün taşıyıcıları Üçüncü Çağ boyunca kendi Yüzüklerini kullanabildiler. (Letter#131)

    25 Mart 3019’da Tek Yüzük yok edildikten sonra Üç Yüzük güçlerini kaybetti ve onların gücüyle işlenmiş her şey zayıflamayıp solmaya başladı. 29 Eylül 3021 yılında taşıyıcıları Orta Dünya’dan ayrılarak Batı’daki Ölümsüz Topraklar'a giderken Elflerin Üç Yüzüğü'nü de yanlarında götürdüler.

    Narya



    Ateş Yüzüğü. Narya kırmızı bir taşla süslenmiştir. Yüzük Savaşları zamanında Narya'nın taşıyıcısı Gandalf’tır.

    İkinci Çağ'ın 1693 yılında Üç Yüzük saklandığı zaman Narya Gil-Galad'a emanet edilmiş, o da yüzüğü Gri Limanlar Efendisi Cirdan'a vermiştir. Gil-Galad’ın bunu ne zaman yaptığı tam olarak bilinmemektedir. “The History of Galadriel and Celeborn” başlıklı öykülerin bir baskısına göre Gil-Galad Narya’yı Cirdan’a Celebrimbor’dan aldıktan çok kısa bir süre sonra vermiş ve bu düşünce Güç Yüzüklerine Dair de verilen "Yılların Öyküsü"nde yapılan açıklamalarla desteklenmiştir. Silmarillion'da ise Cirdan'ın başından beri Narya’ya sahip olduğu ima edilmektedir. Ancak "The History of Galadriel and Celeborn” isimli başlıkta verilen bilgiler, Gil-Galad'ın Narya’yı Cirdan’a vermek için İkinci Çağ'ın 3431 yılındaki Son İttifak ile birlikte Lindon’dan ayrılmayı beklediği göstermektedir.

    Üçüncü Çağ'ın 1000li yıllarında Gandalf Gri Limanlar'a vardığında Cirdan onun yüce ruhunu görerek ariflerin en bilgesi olduğunu anlamış ve Narya'yı şu sözlerle Gandalf’a vermiştir:

    "Alın bu Yüzük’ü, Efendim," demişti; "çünkü sizin uğraşınız çok zorlu olacak; ama bu yüzük, üzerinize alacağınız yorgunluk içinde size destek olacaktır. Bu Ateş Yüzüğü’dür, bununla birlikte, belki, giderek soğuyan bir dünyadaki yürekleri yeniden tutuşturabilirsiniz."

    Gandalf Narya’yı gizlice taşıdı ancak Saruman Cirdan’ın hediyesinden haberdar oldu ve Gandalf'a öfkelendi. Gandalf'ın ruhu Narya ile efsunlandı ve Sauron’un yıkıcı ateşine küçük umut ateşiyle karşı koydu. Yüzük Savaşları'nın ardından Gandalf Gri Limanlar'a Narya’yı açıkça takarak geri döndü. Vilya ve Nenya’nın taşıyıcıları Elrond ve Galadriel ile birlikte Batı'ya yelken açtıklarında Narya'yı da beraberinde götürdü.

    Nenya



    Su Yüzüğü. Nenya mithrilden yapılmış ve beyaz bir elmasla süslenmiştir. Galadriel Nenya’nın taşıyıcısıydı.

    Galadriel Nenya’yı İkinci Çağ'ın 1693 yılında, Üç Yüzük'ün ilk saklandığı zaman Celebrimbor’dan almıştır. Nenya’yı Lothlórien’in altın ağaçlarının güzelliğini korumak, onların sanki "solmayan, değişmeyen, unutulmaya yenik düşmeyen zaman ötesi bir yer oluşturabilmek için kullanmıştır.

    Galadriel ayrıca Nenya'nın gücünü Lothlórien sınırlarını dış dünyada büyüyen Sauron’un gölgesinden savunmak için kullanmıştır. Üçüncü Çağ'da Orklar Dumanlı Dağlar'ın yakınlarını istila etmişler ve Khazad-dûm'da bir Balrog uyanmıştı. Necromancer -Ölüm Büyücüsü- denilen kötücül bir güç Lothlórien'den geçen Anduin’in karşı kıyısındaki Dol Guldur kalesini inşa etti. Daha sonra büyücünün Sauron olduğu öğrenilecekti. Sauron Mordor’a döndükten sonra Dol Guldur’daki ileri karakolu komuta etmesi için Nazgul Khamul'u atadı. Lothlórien’in korunan sınırlarından geçemeyen Sauron Galadriel’in Elflerin Üç Yüzüğü'nden birine sahip olduğundan şüphelenmiş olsa bile, Nenya ondan saklı kaldı.

    3019’un başlarında Frodo Baggins Lothlórien’e geldiğinde Galadriel Nenya’yı ondan gizlemedi. Tek Yüzük'ün taşıyıcısı olduğu için Frodo diğerlerinden farklı olarak Galadriel’in parmağındaki Nenya’yı görebildi. Galadriel Frodo'ya eğer Tek Yüzük'ü yok etmeyi başarabilirse Nenya'nın gücünü kaybedeceğini ve Lothlórien’in zayıflamaya başlayacağını söyledi. Bu durum Galadriel’i çok derinden üzmesine rağmen o ve diğer elfler Sauron’un tamamen yenileceğini bildiklerinden buna katlanmaya razıydı.

    Galadriel’in denize açılıp Ölümsüz Topraklar'a dönme arzusu Nenya ile kuvvetlenmişti. 29 Eylül 3019’da, Sauron’un düşüşünün ardından Galadriel Nenya’yı da yanına alarak Batı'ya gitmek üzere Orta Dünya’dan ayrıldı.

    Vilya



    Gök Yüzüğü. Vilya’nın üçler arasında en güçlü olduğu söylenir. Altından yapılmış yüzük mavi bir taşla süslenmiştir. Yüzük Savaşları zamanında Vilya’nın taşıyıcısı Elrond idi.

    Vilya ilk olarak güvende tutması için Gil-Galad’a verilmiş ve o da yüzüğü Elrond’a vermiştir. Gil-Galad’ın bunu ne zaman yaptığı tam olarak bilinmemektedir. "Yılların Öyküsü" göre Gil-Galad Vilya'yı İkinci Çağ'ın 3441 yılında, ölmeden önce vermiş ancak ölmeden ne kadar önce olduğu belirtilmemiştir. "The History of Galadriel and Celeborn" hikâyelerinde ise Gil-Galad’ın Vilya’yı Elrond’a, İkinci Çağ'ın 1701 yılında Elrond'u vekil olarak atadığında anlatılmaktadır.

    Elrond Vilya'yı Ayrıkvadi’yi sığınak olarak korumak ve Sauron’un hizmetkârlarından uzak tutmak için kullanmıştır. Elrond Vilya’yı Yüzük Savaşları'na kadar gizli tutmuştur. 29 Eylül 3021'de Yüzüğü de beraberinde alarak denize açılmıştır.

    SÖZCÜK BİLGİSİ

    Narya
    Muazzam Narya, Ateş Yüzüğü, Kırmızı Yüzük ve Üçüncü Yüzük olarak da bilinen Narya ismi Quenya dilinde “alev, ateş” anlamına gelen nar kelimesinden gelmektedir.

    Nenya
    Su Yüzüğü, Ak Yüzük ve Serttaşı olarak da bilinen, anlamı "elmas" olan Nenya ismi ”su” anlamına gelen nen kelimesinden gelmektedir.

    Vilya
    Safir Yüzük, Mavi Yüzük ve Gök Yüzüğü olarak da bilinen Vilya’nın anlamı “gök, gökyüzü” anlamına gelmektedir. Vilya kelimesi dünyayı çevreleyen en iç hava katmanı anlamına gelen Vilna kelimesinden türemektedir.
    Son Düzenleme Herugrim Tarafından 14 Mart 2010 09:13 Tarihinde Yapıldı.

  12. #11
    Black Language AshNazg İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    11 Eylül 2008
    Yer
    e Yüzüğümü düşürdüm.
    Yaş
    18
    Mesajlar
    1.649
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    9
    Yüklemeler
    9
    Favori Oyunu
    BFME
    Blog Yazıları
    1
    Lorien Puanı
    423

    Varsayılan Cevap: Elflerin Üç Yüzüğü

    Bilgiler için teşekürler +
    Ben bunlar hakkındaki bilgilerin tamamına sahip değildim dahda paylaşırsanız mutlu olurum
    Diğer yüzükleri kastediyorum

  13. #12
    ڪےàؤôمà Кàﺸڗễ۳ Қقf қكF Herugrim İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    13 Aralık 2008
    Yer
    Edoras
    Mesajlar
    633
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    8
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    ROTK
    Lorien Puanı
    301
    Herugrim's: Men

    Varsayılan Cevap: Elflerin Üç Yüzüğü

    Elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsiniz

  14. #13
    Aragorn İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    12 Mart 2010
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    22
    Mesajlar
    485
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    4
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    BFME2
    Lorien Puanı
    194
    Aragorn's: Men

    Varsayılan Galadriel'in Yüzüğü (NENYA)

    Güç Yüzüklerindendir. Galadriel tarafından taşınmakta ve korunmaktadır. Eldarin dilinde Suyun Gücü demektir. Takan kişiye tüm sularla beraber su ile ilgili tüm maharetleri bahşeder. Serttaşı yüzüğü olarak da bilinir.

    Galadriel'in, nehir suyuyla doldurulursa üstünde büyülü görüntüler oluşturan ve havuzcuğa bakmakta olana geçmişte olmuş, şu anda olan ve gelecekte olacak olan şeyleri gösteren bir büyülü su havuzcuğu bulunmaktadır. Galadriel aynı zamanda, Earendil'in yıldızının içine hapsedildiği, salladıkça ışık saçan şiseyi Yüzük Savaşı sırasında Frodo'ya zor günlerde kullanması için vermiştir. Galadriel bu gibi konularda gücünü Nenya'dan alırdı.

    Noldor'un asil Hanımı, Işığın Hanımı, Finarfin'in kızı olan Galadriel, Tirion'da olan Noldor ayaklanmasında o gece Noldor'un asilleri arasında olup Orta Dünya'ya dönmeye can atıyordu. Fingolfin'in grubu ile Orta Dünya'ya Helcaraxe'den geri döndü.

    Uzun bir süre Doriath'da yaşadı. Maia Melian'ın yanında bilgeliği arttı. Doriath'da Thingol'ün akrabası olan Celeborn'a aşık oldu ve onunla evlendi. Doriath yıkılana kadar orada yaşadı.

    Dünya değiştikten sonra Orta Dünya'da 3 büyük elf yüzüğünden biri olan Nenya'nın yardımı ile Lothlorien ülkesini kurdu. Yüzük yokedildikten ve zarif Lorien solduktan bir süre sonra Elrond, Frodo ve Gandalf ile birlikte Cirdan'ın yapmış olduğu gemi ile Batı'ya geri döndü.

    Son Düzenleme GilGalad Tarafından 14 Mart 2010 00:40 Tarihinde Yapıldı.
    A Eruchîn, ú-dano i faelas a hyn, an uben tanatha le faelas.



    Єʂтєℓɨσ Aɱɱєи

  15. #14
    Witch of Angmar İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    26 Şubat 2011
    Yer
    Carn Dum
    Yaş
    22
    Mesajlar
    130
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    1
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    Witch-King
    Lorien Puanı
    100
    Witch of Angmar's: Angmar

    Varsayılan Güç Yüzüklerine Dair



    Kaç tane Güç Yüzüğü yapılmıştı?
    Yüzüklerin Efendisindeki dizeler açıkça yirmi yüzüğe referans vermektedir: dokuz yüzük Ölümlü insanlar için, yedi yüzük Cücelerin krallarına, üç yüzük Elf krallarına, ve bir yüzük Karanlıklar Efendisine.Bunlar ikinci çağda yapılan ve üçüncü çağdaki olayların gelişimine sebep olan güç yüzükleridir.

    Başka yüzükler de yapılmış mıydı?
    Başka yüzüklerin de yapıldığı söylenmiştir ama bunlar Güç Yüzükleri’nden daha az kudretliydiler.Gandalf Güç Yüzüklerinin tarihini Frodo’ya anlatırken bunu ileri sürmektedir:
    “Çok uzun zaman önce Eregion’da Elf Yüzükleri yapılmıştı, sizin tabirinizle sihirli yüzükler.Ve bu yüzükler, elbette ki, çeşit çeşitti: Bazıları daha etkili, bazıları daha zayıf.Zayıf olan yüzükler , Elflerin daha bu hünerleri tam olarak olgunlaşmadan önce yaptıkları denemelerdi ve Demirci Elfler için bunlar sadece oyuncaklardı – yine de ölümlüler için tehlikeliydiler bence. Fakat Âli Yüzükler, Kudret Yüzükleri, işte onlar korkunçtu.”
    Bu daha zayıf olan yüzüklerden kaç tane yapıldığına ya da onların ne gibi güçleri olduğuna dair bir bilgimiz yok. Onların herhangi bir şekilde kullanıldıklarına dair Orta Dünya tarihinde de bir kayda rastlanmamıştır.
    Yüzük Kardeşliği kitabında Elrond’un Divanı sırasında Gandalf’ın İsangard’da nasıl tutsak edildiğini anlatırken de ileri sürmüş olduğu gibi, Saruman’ın da bir yüzük yapmış olması olasıdır:
    “Yine de Orthanc’ın dibine kadar sürdüm atımı ve Saruman’ın merdivenlerine ulaştım; orada Saruman beni karşılayıp yukarıdaki odasına götürdü.Parmağında bir yüzük vardı.”
    Aynı bölümde Saruman şöyle diyor: “Çünkü ben Arif Saruman’ım, Yüzük yapıcısı Saruman , Rengarenk Saruman!”
    Birçok kısımda Güç Yüzüklerin irfanı ile ilgili çalışmaların Saruman’ın alanına girdiğini öğreniyoruz.Bu nokta da Saruman’ın ordusunu kontrol altında tutmak için kendi güç yüzüğünü üretmiş olması mümkün ve mantıklı görünmektedir. Sonuçta O bir Maia idi (eskiden Aule’ye “zanaatkarların efendisi”ne hizmet etmiş) ve büyük bir güce sahipti.

    Güç Yüzüklerini kim yaptı?
    Sauron’un Cehennem Dağları’nda bizzat kendisinin yaptığı tek yüzük dışındaki tüm yüzükler Eregion Elfleri tarafından yapılmıştı.
    Morgoth’un İlk Çağ sonundaki mağlubiyetinden sonra, Orta Dünya’da kalan Noldorlu Elf’lerin bir kısmı İkinci Çağda 750 yılı dolaylarında Cüce Krallığı Moria’nın batı kapılarına yakın olan Eregion’a geldiler ve Ost-in-Edhil denen şehri kurdular.1200 yılı dolaylarında Sauron, Annatar (Hediyeler Efendisi) ismini kullanarak, aldatıcı bir kılıkta ve aklında onları köleleştirmek için karanlık bir planla elflerin arasına geldi. Sauron şunu çok istiyordu:
    “Elfleri hizmeti altına almak, çünkü İlkdoğanlar ondan daha büyük bir kudrete sahipti.”
    Onlara gizli irfanı öğretti , ve onun bilgisiyle zanaatkarları(Gwaith-i-Mirdain denen bir lonca ) Yedileri ve Üçleri de kapsayan Güç Yüzüklerini ürettiler.
    Fakat Sauron bu yüzüklerin yapımında bizzat rol aldı ve Elf’leri onları yaparken yönlendirdi. Yine de Üç Elf Yüzüğü büyük bir Elf demircisi olan Celebrimbor tarafından gizlice tasarlanmış ve yapılmıştı, ve bu yüzden Sauron üçlere hiç dokunamadı.


    Celebrimbor

    Güç yüzükleri ne amaçla yapılmıştı?
    Güç Yüzüklerinin yapılmasının sebebi Elflerin zaman içinde duydukları pişmanlığa bağlanmaktadır. Elfler ölümsüzdüler ve Orta Dünya varolduğu sürece yaşamaya mahkumdular.Böylece Elfler zaman geçtikçe dünyanın değiştiğini , pek çok güzel şeyin kötülük tarafından yok edilip gittiğini gördüler. Sauron , bir yönlendirici olarak, Elflerin yüreğinde doğanın yaralarını sarabilecek ve dünyanın bu kısmında Valinor’a rakip olabilecek bir cennet yaratmayı – ve Valinor’daki akrabaları Valar’ın egemenliği altında yaşarken kendi yarattıkları dünyanın yöneticileri olmayı - amaçlayan bir istek uyandırıldı. Güç Yüzükleri asıl olarak zamanın yıpratıcı etkisini azaltmak ve dünyanın güzelliklerini korumak için yapılmıştı. Yine de daha başka güçlere de sahiptiler.
    Tolkien kendi mektuplarından birinde Güç Yüzüklerinin doğası ve güçleriyle ilgili söyle bir açıklama yapmaktadır:
    “Temel güç (tüm benzer yüzüklerin taşıdığı) yıpranışın engellenmesi yada yavaşlatılması, sevilen ve arzulanan şeylerin korunması, yada yansıtılmasıdır ki bu daha çok Elflere ait bir yöntemdir. Fakat ayrıca onları kullananların doğal yeteneklerini de güçlendirirlerdi, bu açıdan kolayca kötülüğe dönüşebilen, bir egemenlik arzusu olan, “büyü” gibi. Ve son olarak daha çok bizzat Sauron’dan gelen güçlere sahiptiler…materyal bedeni görünmez kılmak ve görünmeyen dünyanın varlıklarını görünür hale getirmek gibi.”
    Yüzükler savaş veya egemenlik araçları olarak yapılmamışlardı; şimşekler çaktırıp fırtınalar koparamazlardı. Yine de sahiplerinin güçleriyle doğru orantılı olan güçler verirlerdi; daha zayıf bir kimseni elinde bulunan bir Kudret Yüzüğü daha bilge ve büyük bir kimsede göstereceği etkileri göstermez. Galadriel’in Lothlorien’de Frodo’ya söylediklerine dikkat edin:
    “Gandalf size yüzüklerin her takana kendilerine denk bir kudret verdiğini söylememişmiydi?O kudreti kullanabilmeniz için önce çok daha güçlenmeniz ve iradenizi başkalarına hükmetmeye çalıştırmanız gerekiyor.”
    Elfler Üç Yüzüğü zamansız güzellikte adalar yaratmakta ve onları kötülüğe karşı korumakta kullandılar. Onların kullanımlarının etkisi değişik noktalarda görülebilir:
    Elrond yüzüğü Vilya’nın gücünü, Nazgul’ler Frodo’yu yakalamaya çalışırken Bruinen nehrinin taşmasını sağlamak için kullandı.
    Galadriel yüzüğü Nenya’yı izni olmadan hiçkimsenin girememesini sağlayarak Lothlorien üzerinde bir savunma kuşağı oluşturmak için kullandı.
    Gandalf yüzüğü Narya’yı Sauronun düşmanlarının zaferler kazanabilmeleri için yüreklerinde ve ruhlarında bir ateş yakmakta kullandı.
    Fakat Elf Yüzüklerinin kullanımı muhtemelen Sauronun ikinci çağda mağlup edilmesi ve yüzüğünün ondan alınıp kaybolmasından sonra olmuştur. Eğer Sauron Tek Yüzüğü tekrar ele geçirseydi, Elflerin tüm çalışmaları ve yüzüklerinin kudretleri Sauronun karanlık egemenliği altına girecekti.

    Yediler’in ve Dokuz’ların güçleri nelerdi?
    Anlatıldığı gibi Yediler ve Dokuz’lar aslında Elfler tarafından yapılmışlardı ve Sauron Tek Yüzüğü üretip diğerlerini de savaşta ele geçirinceye kadar kötü değillerdi. Temel amaçları zamanın akışını yavaşlatmak ve güzellikleri korumaktı fakat Sauron onların yapımında rol almış olduğu için lanetlenmişlerdi ve karanlık güçlere sahiptiler.Yüzükleri onları köleleştirmek ve böylece kontrol etmek için Orta Dünyanın farklı ırklarına vermişti. Sauron Yedileri hükmedilmesi daha zor olan Cücelere vermişti.
    “Cüceler daha sert ve ehlileştirilmesi daha zor görünüyordu; başkalarının egemenliğine katlanamayacak gibiydiler, ne kalplerindeki düşüncelerin içyüzünü anlamak ne de gölgeye dönüp dönmeyeceklerini anlamak kolaydı.Cüceler yüzükleri sadece servet elde etmek için kullandı; öfke ve kontrolsüz servet edinme hırsı yüreklerini tutuşturdu.”
    Bu satırlar cücelerin yüzüklerinin de başka güçleri olduğunu fakat muhtemelen kullanıcısının üzerine tüm dikkatleri çekebileceği ya da tüm yaptıklarını açığa vurabileceği için kullanılmadıklarını anlatır.

    Sauron dokuzları köleleştirilmesi kolay olan ölümlü insanlara verdi. Denir ki:
    “…Dokuz Yüzüğü kullananlar giderek güçlendiler,eskinin kralları, büyücüleri ve savaşçıları oldular.Zaferler ve büyük servetler kazandılar ama yüzükler omların felaketleri oldu. Sahip oldukları sonsuz yaşam sonunda onlara dayanılmaz gözükmeye başladı.Eğer isterlerse , güneşin altındaki bu dünyada , bütün gözlere görünmeden yürüyebilir ve ölümlü insanoğluna görünmez olan her şeyi görebilirlerdi…”
    Mektup #131 ye göre yediler ve dokuzlar sahiplerine ölümsüzlüğün yanında görünmezlik yeteneği de verirler.Ayrıca bu görünmezlik yeteneği devamlı aktif olan değil ama kontrol edilebilen , sadece yüzük taşıyıcısının istediği zaman kullandığı bir özellik olarak görünür. Yine de kullanıcıları zamanla Karanlık Efendi Sauronun egemenliği altında solup bir hayalete dönüşeceklerdi. Üç elf yüzüğü görünmezlik yeteneği taşımazlardı çünkü bu yetenek Sauron dan gelen bir yetenekti ve Sauron üçlerin yapımında rol almadığı gibi onlara asla dokunamamıştır.


    üç yüzük elflere

    Yedi yüzük cücelere

    Dokuz yüzük insanlara

    Sauron neden tek yüzüğü yaptı?
    Bu Sauron diğer yüzüklerin sahiplerine hükmetmek ve onları köleleştirmek ve böylece orta dünyanın Noldor halkını control altına alabilmek için tasarladığı planın bir parçasıydı.
    Sauron Orta Dünyanın tümüne hükmetmeyi arzuluyordu ve bunu yapabilmek için Elflere ihtiyacı vardı. Tek yüzüğün yapılmasının sebebi buydu. Sauron hükmeden yüzüğü yaratmak için Cehennem Dağı ,Orodruine gitti ve kendi sahip olduğu gücün büyük bir kısmını yüzüğe aktararak diğer tüm yüzüklere hükmedecek olan aracı meydana getirdi.
    “Ve Sauron’un gücünün ve arzusunun büyük bölümü Tek Yüzüğe geçti; çünkü Elf Yüzüklerinin gücü çok yüksekti ve onlara hükmedecek olan şeyin çok büyük bir potansiyeli olmalıydı; ve Sauron onu Gölgeler Diyarında’ki Cehennem Dağlarında oluşturdu. Ve Tek Yüzüğü parmağına geçirdiği zaman diğer yüzüklerin yoluyla yapılan şeylerden haberdar olurdu ve onları kullananların en derin düşüncelerini okuyup onlara hükmedebilirdi.”
    Sauron kendi gücünün büyük bir kısmını kendisinden alınabilecek bir cisme yüklemekle büyük bir risk almıştı. Ve bu ikinci çağın sonunda Elfler ve insanların son ittifakı Sauronu yenilgiye uğrattığı zaman Isildurun Sauronun elinden tek yüzüğü kesmesiyle gerçekleşmiştir. Kudretinden yoksun kalan Sauron zayıflamış ve orta dünyadan yokolup gitmiştir. Tolkien’in bu gücün kullanımı hakkındaki görüşleri onun bir başka mektubunda şöyle dile getirilmektedir.
    “Sauron’un Yüzüğü bir kimsenin yaşamını yada gücünü ele geçirilme ve yok edilme gibi çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek bir nesneye geçirdiği tek efsanevi örnektir. Eğer bu efsaneyi yada en azından Sauron’un Yüzüğü’nü yorumlarsam şunu söylemeliyim ki ,bu potansiyelin (gücün) ,eğer kullanılacak ve bazı sonuçlar doğuracaksa, bir kimsenin tam hakimiyeti dışında dışarı vurularak ve böylece daha yüksek yada daha düşük bir seviyeye gelmesinin efsanevi bir yoludur.”
    Yine de Sauron tek yüzüğü kullandığı müddetçe dünyadaki güçleri artmıştır. Onun temel güçleri kontrol ve egemenlik üzerineydi. O yüzüğü onu Tanrı-Kral gibi gören insanların tümüne hükmetmek için kullanıyordu. Bu yolla Orkları, Trolleri, Harradrimleri, Wargları ve hizmetkarlarının en korkulanları olan Yüzüktayflarını kontrol ediyordu. Sauron zaten Cehennem dağlarının havasına ve alevlerine hükmedebildiği için , eğer tek yüzüğü tekrar ele geçirebilirse bu yeteneği de gerçekten çok korkunç boyutlara ulaşacaktı. Tek yüzük sayesinde Orta dünya da olan her şeyi bilecek her düşünceyi okuyabilecekti: hiçbir sır ondan saklanamayacak hiç kimse ona karşı duramayacaktı. Ve tek yüzük sayesinde Sauron üçlere hükmedebilecek ve onları kullanarak Orta Dünya da tek yüzüğün hakimiyetinde sonsuz kötülükler meydana getirecekti.


    Tek Yüzük karanlıklar lordu Sauron'a

    Yüzüklere ne oldu ve onları kim sakladı?
    Kısa bir süre için tüm Güç Yüzükleri Sauronun yüzükler yapıldıktan sonra Elfleri terk etmesi (1590 SA) ve tek yüzüğü meydana getirmesi(1600 SA) arasında kalan zaman dilimi içinde Eregionda tutuldu ve kullanıldı. Fakat Sauron Hükmeden yüzüğü kullanmaya başladıktan sonra Elfler Sauronun yüzükler üzerindeki karanlık gücünü gördüler ve yüzüklerinin Sauronun kötü emellerine yardım etmekten başka bir işe yaramayacağını anlayarak kullanmaktan vazgeçtiler:
    “Elfler bu kadar kolayca yakalanamazlardı.Sauron, Tek Yüzüğü parmağına taktığı anda farkına vardılar; onu tanıyorlardı , kendilerinin ve tüm yaptıklarının efendisi olacağını biliyorlardı.Kızgınlık ve korku içinde yüzüklerini çıkardılar.”
    Bazıları Yüzüklerin yok edilmesi gerektiğini savunuyorlardı fakat Elfler Yüzükleri yok etmeyi kabul etmediler ve yüzükler saklandı. Dokuzlar ve Yediler dağıtıldı. Celebrimbor üçlerden Nenyayı Galadriele diğer ikisini , Vilya ve Naryayı Gil-galad a verdi. Gil-galad Vilya yı sakladı ve Narya yı Gri Limanların efendisi Cirdan a verdi. Son ittifakla katıldığı savaşa giderken Vilya yı Elrond a verdi.
    Planın anlaşılması ve başarısızlığa uğraması yüzünden öfkelenen Sauron , Elflere saldırdı. Eregion’u harabeye çevirdi ve Elf şehri Osd-in-edhil’i kontrolü altına aldı.Daha sonra Celebrimbor’u yakaladı ve yüzüklerin nereye gizlendiğini açıklaması için ona işkence etti.
    “Sauron orada Dokuzları ve Mirdain’in eski eserlerini ele geçirdi; ama Yedileri ve Üçleri bulamamıştı.Celebrimbor’a işkence edildi ve ondan Yedilerin nerede olduğunu öğrendi.Celebrimbor bunu açıklamıştı çünkü ne Yedilere ne de Dokuzlara Üçler kadar değer vermyordu: Yediler ve Dokuzlar Sauron’un yardımıyla yapılmıştı, fakat Üçleri Celebrimbor tek başına yapmıştı, farklı bir güç ve amaçla.”
    Celebrimbor’un vücudunu bir direğin üzerinde savaş sancağı olarak kullanan Sauron savaşla döndü ve tüm Eriador üzerinde Üç Elf Yüzüğünü aradı. Fakat onları asla bulamadı, sadece nerede saklandıklarından şüphelendi. Numenorluların yardımıyla Sauron sonunda Eriador’un dışına atıldı (c. 1071 ikinci çağ) ve sonunda uzunca bir dönem için barış varoldu.
    Daha sonra Sauron gücünü Numenorlulara karşı kullandı ve esir düştüğü zaman Numenorluları tek yüzüğü kullanarak köleler haline getirip Valar a karşı ayaklanmalarını sağladı. O zaman Iluvatar çağrıldı, dünya değişti ve Numenor okyanusta kayboldu. Sauron da sulara karıştı fakat ruhu hükmeden yüzükle birlikte Orta Dünyaya geri dödü. Tekrar bedene büründüğü zaman Numenorluların yeniden yükselen krallıklarında ne kadar güçlenmiş olduklarını gördü. Daha fazla güçlenmelerine izin vermeden onlarla savaşmaya ve saf dışı bırakmaya karar verdi. Bunun üzerine Sauron’a karşı savaşmak için insanlar ve Elfler arasındaki son ittifak oluşturuldu. Orada Kara Kule Barad-dûr den önce Sauron yenildi ve yok oldu. (ikinci çağ 3441)
    Fakat kısa bir dönemden sonra Sauronun ruhu üçüncü çağda tekrar ortaya çıktı ve Orta Dünya’nın özgür insanlarını tehdit etti. Üçüncü çağda 1000 yılları dolayında İstari (yada Büyücüler) Saurona karşı verilen savaşta yardımcı olmak için Orta Dünyaya geldi. En son gelen Gandalf’tı ve Cırdan Naryayı daha etkili bir şekilde kullanılacağını düşünerek Gandalf a Verdi:
    “Simdi bu yüzüğü alın demişti; çünkü sizing uğraşınız ve görevleriniz çok zorlu olacak; ama bu yüzük , tüm bunların içinde sizi destekleyecek ve yorgunluktan esirgeyecektir.Bu Ateş Yüzüğüdür , bununla birlikte , belki, giderek soğuyan bir dünyadaki yürekleri yeniden eskinin yiğitliğiyle tutuşturabilirsiniz.”
    Böylece Yüzüklerin Efendisi nin hikayesinin geçtiği dönemde üç elf yüzüğü bilgelerin elindeydi; Gandalf, Elrond, ve Galadriel, Dokuzlarıda yedilerden üçünü elinde tutan (diğer dördü ejderhalar tarafından yok edilmişti) Sauron tutuyordu ve Tek Yüzük Hobbit Frodo’nun elindeydi.

    abi şu yüzüğü elden ele şoföre :big_smile:

    Deagol'un yüzüğü buluşu

    Gollum

    Bilbo'nun yüzüğü buluşu

    Yüzüğün Frodo'ya geçişi



    Yüzükler neye benziyordu?
    Saruman’ın yüzükler üzerine yaptığı çalışmalar bize onların görünüşleri hakkında önemli bilgiler verir. Gandalf Elrond’un divanında Sarumanın sözlerini hatırlatarak Tek Yüzüğün geçmişini şöyle anlatır:
    “ ‘Dokuzlar, Yediler ve Üçlerin’ demişti, ‘hepsinin kendine has taşları vardır.Fakat tek yüzük öyle değildir.Sanki daha önemsiz yüzüklerden biriymiş gibi, yuvarlak ve süssüzdür; fakat yapımcısı yüzüğün üzerine öyle işaretler koyuştur ki, ustalar belki hala bunları görüp okuyabilir.’”
    Bu harfler Yüzük ısıtıldığı zaman görülebilir, aynen Gandalfın Frodo’nun ocağı önünde şüphelerini doğrulamak için yaptığı deneyde Yüzük üzerinde Karanlık dilde yazılmış Elf rünlerinin belirdiği gibi.Ayrıca Üç elf yüzüğünün yapımında kullanılan taşları da bilmekteyiz:Narya bir yakutla süslenmiştiNenya bir serttaşıyla süslenmişti
    Vilya bir safirle süslenmişti.Gri Limanlarda geçen tariften Nenya nın mithril den yapılmış olduğunu biliyoruz:
    “Onun parmağında da Nenya, mithril’den yapılan yüzük vardı ve bu yüzükte bir buz gibi parlayan tek bir taş bulunuyordu.”
    Diğer Elf yüzüklerinin neden yapılmış olduğu bilinmiyor.Belki de , herbiri Celebrimbor’un kendi tasarımı olduğu ve tabiatıyla diğer yüzüklerden farklı olduğu için hepsi mithril’den yapılmış olabilir. Fakat yukarıdaki tanımlamada öyle görünüyor ki Tolkien “mithril’den yapılmış yüzük” diyerek nenya’yı diğer yüzüklerden farklı kılıyor ve diğer yüzüklerin altın benzeri farklı bir materyalden yapılmış olduğunu ima ediyor.Yedi Cüce yüzüklerinin , aşağıda söylenenden, altından yapılmış olduğunu biliyoruz
    “Denir ki, eskinin Cüce Kralları’nın Yedi Yığını’nın her birinin oluşumunda bir altın yüzük vardır…”
    Yine de onların üzerinde hangi tür taşların kullanılmış olduğun bilemiyoruz.Dokuzlar içinse onların hangi maddeden yapılmış olduğunu ve ne tür taşlar kullanıldığını belirten hiç bir tanımlama yok. Yine de onların da altından yapılmış olduğunu varsayabiliriz.

    Yüzüklerin İsimleri varmıydı?
    Sadece üç Elf yüzüğünün kendilerine ait özel isimleri olduğunu biliyoruz:NARYA(Ateş); ayrıca ateş yüzüğü ve kızıl yüzük olarak da bilinirNENYA(Su); Serttaşı yüzüğü ve Beyaz yüzük olarak da bilinir, Tamamlanmamış Hikayeler de üçlerin ana yüzüğü olarak anılır.VILYA (Hava); Safir yüzük ve Hava yüzüğü olarak da bilinir, ayrıca Kralın Dönüşünde üçlerin en kudretlisi diye anılır.Sauron’un Yüzüğünün özel bir ismi yok fakat pekçok şekilde tabir edilir: tek yüzük, hükmeden yüzük, Sauron’un yüzüğü, ya da Büyük Güç Yüzüğü , Âli Yüzük.
    Cücelerin ve Nazgul’un yüzükleri topluca Yediler ve Dokuzlar diye anılır, ve eğer her birinin özel bir ismi varsa da bilinmemektedir.
    Nazgul kendi yüzüklerini takıyor muydu?
    Bu oldukça tartışmalı bir konudur. Bazılarına göre Nazgul yüzüklerini kullanıyordu ve yüzükleri yoluyla köleleştirilip Sauron tarafından kontrol ediliyorlardı. Bu taraf aynı zamanda Nazgul’un Yüzüktayfı olarak güçlerini kendi yüzüklerini takarak elde ettiklerine inanıyor. Bu görüş için tek açık kanıt Elrond’un Divanında Gandalf’in sölediğidir “dokuzlar Nazgul’un elinde”. Bu duruma ters düşen şeyler var; 1) neden Sauron’un Yüzüğü ,Gil-galad ve Elendil tarafından alt edildiğinde yerde duruyorken Nazgul-Kral ,Eowyn ve Merry tarafından yok edildiğinde yerde bir yüzük yoktu ve 2)neden Frodo Yüzük Taşıyıcısı olarak Weathertop’da Bruinen Nehrinde Yüzüktayflarının kılıçlarını, soluk yüzlerini , gözlerini ve taçlarını görürken yüzüklerini göremedi? Bunu onun Lothloriende iken Sam göremediği halde Galadriel’in yüzüğünü , Nenya’yı, onun parmağında gördüğü gerçeği ile karşılaştırın.Çoğu ipucu Sauron’un yüzükleri tuttuğu fikrine işaret ediyor. Gandalf yüzüklerin tarihini Bag End de Frodo’ya anlatıyor ve ona şöyle diyor:“Şimdi durum şöyle: Dokuzlar’ı geri aldı; Yediler’inde kimini aldı kimi yok oldu; Üçler hala gizli.”Bu ifade açıkça yüzüklerin kendisi ile ilgili ,onların iradeleriyle değil çünkü burada Yedilerin tanımı yapılıyor. Yedilerden geriye kalanları kullanan tayflardan yada uşaklardan haberimiz yok. Bu yüzden Dokuzları ve Yedileri geri almaktan kastedilen tam olarak şudur – Sauron Dokuzların ve Yedilerden geri kalanların maddi varlıklarına (yani onların kendilerine) sahipti.Galadriel de ayrıca bunu Lothloriende Frodoya şunu söyleyerek onaylıyor:“Yedileri ve Dokuzları elinde tutan onun gözünü gördünüz.”Tamamlanmamış Hikayeler’deki Yüzük Arayışı’ından elimizde şunlar var:“Sonunda o (Sauron) bu konuda ona ,kendi iradeleri olmayan ama onun iradesiyle, Sauron’un elinde tuttuğu yüzüğe tamamen bağlı olan irade ile ona bağlı olan en güçlü hizmetkarlarından , Yüzüktayfların’dan başka hiç kimsenin hizmet edemeyeceğine karar verdi.”“Onlar onun en güçlü hizmetkarlarıydı ve böyle bir göreve en uygun olanlardı çünkü onlar şimdi onun (Sauron’un) elinde tuttuğu dokuz yüzüğe tamamen esir olmuşlardı.”Bu konuda en açıklayıcı ifade onun Frodo’nun Cehennnem Yarıklarındaki durumunu tanımlayan bir mektubunda galir ve Tek Yüzüğün doğası ile ilgili olarak son derece bilgilendiricidir:
    “Sauron ilk önce Yüzüktayflarını gönderdi. Doğal olarak tam anlamıyla bilgilendirilmişlerdi ve hiçbir şekilde Tek Yüzüğe sahip olma aldanışına düşmezlerdi…Fakat bu durum şimdi Fırtınatepesi’nde , Frodo tamamen korkudan dolayı yüzüğün görünmezlik sağlama gücünü kullanmaktan başka bir şey düşünmediği durumdan farklıdır. O zamandan beri büyüdü. Eğer yüzüğü bir hükmetme ve egemenlik aracı olarak kullansaydı onun gücüne karşı koyabilirler miydi?Tamamen değil. Ona vahşice saldırabileceklerini sanmıyorum, ne de onu esir alabilirlerdi; onun – onların (elinde tuttuğu)Dokuz Yüzüğü yolu ile asıl iradelerine sahip olan Sauron tarafından verilen görevlerle çakışmayan – diğer emirlerine itaat eder yada itaat eder görünürlerdi…”
    Yukarıdaki ipuçlarının genelinden ortaya o çıkıyor ki Sauron ilk önce Dokuzlara sahip oldu ve sonra Dokuzları onları egemenlik ve güç için kullanan Ölümlü insanlara verdi. Sonunda onlar soldular ve Tayflar oldular – ki bu noktada Sauron onları saklamak ve böylece en çok korkulan hizmetkarlarına hükmetmek için yüzüklerini geri aldı.


    Vilya

    Nenya

    Narya

    Hükmeden Yüzük yokedilince ne oldu?
    Genel kanı o ki , Tek Yüzüğün yokedilmesiyle tüm diğer güç yüzükleride (üç elf Yüzüğü de dahil) güçlerini yitirdiler ve yapımlarındaki asıl amaç olan zamanın yıpratıcılığını engellemede etkisiz hale geldiler. Bunun arkasındaki mantık şudur: Tek yüzük TÜM diğer güç yüzüklerini biraraya getirecek ve onlara hükmedecek güçle meydana getirilmiş olduğu için Tek’in gücü yokolduğunda diğerlerininki de yokolmuştur. Üç yüzüğü taşıyanlar; Gandalf, Elrond ve Galadriel, denizin üzerinden batıya gittiler ve yüzükleri de yanlarında götürdüler. Bunun açıklaması birkaç yerde şöyle bulunur:
    “Ama Elfler arasında konuşulan kötü şeylerin oluşacağına dair bir çok kehanet vardı, şöyle ki eğer Sauron dönerse, kaybolmuş Hükmeden Yüzüğü bulabilirdi, ya da en iyisi onun düşmanları yüzüğü keşfedip yoketmeliydi; bu olmazsa Üç’ün güçleri başarısız olur ve onlar tarafından korunan herşey güçsüzleşirdi, böylece Elfler alacakaranlığa düştü ve İnsanların Egemenliği başladı”
    “Ama bütün bu şeyler yapıldığında, Isildur’un varisi, insanoğlunun hükümdarlığını eline geçirdiğinde, Batı’nın egemenliği ona geçtiğinde, Üç Yüzüğün kudreti de sona ermiş, dünya İlkdoğanlar için yaşlanmış ve grileşmişti.”
    “’O zaman, nasihat ettiğiniz gibi Hükmeden Yüzük yok edilirse ne olur’ diye sordu Gloin. ‘Tam olarak bilmiyoruz diye cevap verdi Elrond üzüntüyle. “Bir kısmımız Sauron’un hiç ellememiş olduğu Üç Yüzüklerin o zaman serbest kalacağını ve onları kullananların Sauron’un dünyaya verdiği zararları iyileştirebileceğini umuyor. Lakin belki Tek Yüzük gittiğinde Üçler de yitecekler ve birçok güzel şey solup unutulacak. Benim inancım bu’”
    Bunun en hüzünlü kanıtı lady Galadriel Frodo’ya mecaranın sonunda Elfleri bekleyen kaderi açıklarken görülür:
    “Şimdi sizin gelişinizin bizim için nasıl da kıyametin ayak sesleri olduğunu anlıyorsunuz değil mi?Çünkü eğer siz başaramazsanız, biz bütün çıplaklığıyla düşmanın önünde kalacağız.Yok başarırsanız, o zaman bizim gücümüz azalacak, Lothlorien solacak ve Zamanın gelgitleri onu süpürüp gidecek”
    Üç yüzüğün temel gücü zamanın yıpratıcı etkisini yavaşlatmak olduğuna göre , Galadriel’in sözleri açıkça Tek yüzüğün yok olmasıyla beraber diğerlerinin de gücünün kaybolacağı anlamına geliyor.


    Tek yüzüğün hazin sonu

    Sauron Numnor’da Tek Yüzüğü kullanmışmıydı?
    Evet, Sauron gönüllü olarak Numenor’a sürgüne gittiğinde Tek Yüzük’ü de yanında götürmüştü. Kötülüğünü Numenorda cezasını çeker görünümü altında gerçekleştirmekten çok hoşlanmıştı; ve yüzüğü Ar-Pharazon’un düşüncelerine hükmetmek ve Numenor insanlarının Morgoth’a tapınmalarını sağlamak için kullandı.Valinorun onun olduğuna dair telkinleri ve Ar-Pharazon’un kulağına fısıldadıkları Numenorluların isyan etmesine sebep oldu. Fakat Sauron’un kendisi bile bu günahın cezasının büyüklüğü karşısında şaşırmış ve dehşete kapılmıştı: Valar yaratıcıyı çağırdı, Iluvatar’ı , ve o denizleri açtı ve Numenor’u yuttu:
    “…Edain’den sonsuza dek kurtulduğunu artık dünyada neler yapabileceğini düşünerek üçüncü kez güldü, neşesinin tam ortasındayken koltuğu ve tapınağı dipsiz derinliğe gömüldü. Ama Sauron , içinde büyük bir kötülüğü geliştirdiği ve bir daha asla insanoğlunun gözüne hoş görünmeyeceği bu biçime bürünmüş olsa da ölümlü bir beden değildi; ruhu derinliklerden yükseldi, bir gölge, kara bir rüzgar olarak denizin üzerinden geçerek, Orta Dünya’ya , Mordor’a , evine döndü.”
    Bazılarını kafası Sauron’un yenilip bir ruha dönüştükten sonra yüzüğü kendisiyle beraber nasıl Mordor’a geri götürebildiği sorusuna takılıyor. Tolkien’in bir mektubu bu konuya değinir:
    “’Karanlık bir rüzgara taşınmış bir garez ruhuna’ dönüşmesine rağmen, şimdi egemenlik gücünün büyük bölümünün bağımlı olduğu yüzüğü taşıyan bu ruhdan birisinin çekineceğini sanmıyorum.”
    Tolkien’in bu konudaki görüşüne katılmak gerekir, çünkü vücutsuz bir ruh olarak , Mordor’a Tek Yüzük ile beraber Sauron’un geri dönüşünü açıklayacak akla yatkın başka bir yol yoktur.

    Tek Yüzük neden Bombadil’i kontrol altına alamadı?
    Tom Bombadil Orta-Dünya’da bir bilmecedir; onun ne olduğunu bilmiyoruz ve onun nereden geldiği asla ortaya çıkmadı. Tolkien mektuplarından birinde Tom Bombadil’i Yüzüklerin Efendisi’ni yazmayı planlamadan çok önce yarattığını ve onu Hobbitlerin Rivendel’e giderken bir macera yaşamalarını istediği için öyküye dahil ettiğini söyler. Tolkien Tom’u gücün ve egemenliğin doğasını ortaya koymak için kullandı. Tom temel arzusu SADECE “anlamak” olan bir varlığı temsil etmektedir. Bu “anlama”yı herhangi bir amaç uğruna kullanmakla ilgilenmez. Bu tür bir güç ve egemenlik onun için tamamen gereksizdir ve onun için ne bir anlamı vardır ne de üzerinde bir etkisi vardır:“O farklı bir şekilde kudretlidir: onun hiç korkusu yoktur ve güç yada egemenlik için de hiç arzusu yoktur. O bu gibi şeylerden ancak onun küçük dünyasında onu etkilediği derece anlar. O başka şeylerin bilgisini, onların tarihini ve doğasını, arzulayan bir ruhu simgeler…ve bu bilgiyi herhangi bir şeyde kullanmakla tamamen alakasız bir ruhu…”
    Ve Elrond’un Divanı’nda:“
    “ ‘Gene de haber yollayıp yardımını isteyemez miyiz?’ diye sordu Erestor. ‘anlaşılan Yüzüğe bile hükmü geçiyor.’ ‘Hayır, tam öyle denemez,’ dedi Gandalf. ‘Yüzüğün onun üzerinde hükmü yok demek daha doğru olur.O kendi kendisinin efendisidir. Fakat Yüzüğü ne değiştirebilir , ne de diğerleri üzerindeki gücünü kırabilir…’”
    Yüzük Tom Bombadil’i etkileyemez çünkü o Güç ve Egemenlik konularının tamamen dışındadır; Tolkien Tom’u bir sembol olarak kullanıyor öyle ki “iyi ile kötü” arasındaki bu büyük mücadele bile varlığın tam resminin sadece bir parçasıdır.


    tek yüzüğün üzerinde sadece ateşte beliren yazılar vardır, mordor lisanında yazılmış olan bu yazı bir şiirin parçasınır

    Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf krallarına,
    Yedisi taştan saraylarındaki Cüce hükümdarlara,
    Dokuzu ölümlü insanlara,ölecekler ne yazık;
    Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda,
    Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi'ne.
    Hepsine hükmedecek bir yüzük,hepsini o bulacak,
    Hepsini biraraya getirip,karanlıkta birbirine bağlayacak

    Gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda.


    buda witch kingin yüzüğü :D
    Son Düzenleme Witch of Angmar Tarafından 07 Mart 2011 17:45 Tarihinde Yapıldı. Sebeb: daha önce benzeri konu açıldığında daha geniş bir konuya yönelme

  16. Teşekkür Et Glorfindel, Dark Lord Sauron bu mesaj için teşekkür etti.
  17. #15
    Moderator Dark Lord Sauron İsimli Üyenin Resmi
    Katılım Tarihi
    28 Aralık 2010
    Yer
    Karanlıklar Diyarı Mordor-Barad Dur Kalesi
    Yaş
    23
    Mesajlar
    1.101
    Tournaments Joined
    0
    Tournaments Won
    0
    Mesaj Değerlendirme
    İndirmeler
    2
    Yüklemeler
    0
    Favori Oyunu
    Witch-King
    Lorien Puanı
    254
    Dark Lord Sauron's: Isengard

    Varsayılan Cevap: Tek Yüzük

    Paylaşım için teşekkürler
    ama aynı mevcuttu o konunun içine bilgi olarak aktarsaydın bence daha iyi olurdu
    birde resimleri imageshack yerine başka siteye upload edersen daha iyi olur.
    Çünkü resimler bu siteden gözükmüyor.
    Son Düzenleme Dark Lord Sauron Tarafından 05 Mart 2011 22:29 Tarihinde Yapıldı.

    Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul,
    Ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul

Konu Bilgilendirmesi

Bu Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar

Şuanda 1 Kullanıcı Bu Konuya Bakıyor. (0 Üye 1 Ziyaretçi)

Bu Konunun Etiketleri

Mesaj Yazma Kuralları

  • Yeni Konu Açamazsınız
  • Mesajlara Cevap Yazamazsınız
  • Eklenti Ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz
  •  

Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0