KARANLIĞIN SÜVARİLERİ BÖLÜM 1 : NAZGULLERİN KANATLI BİNEKLERİ FELLBEASTLER VE NAZGULLER
Nazgullerin kanatlı binekleri Fellbeastler; John Ronald Reuel Tolkien'in Orta Dünya adlı düşsel evreninde kanatlı ejderhalardır. Nazgullerin süvarileri ve hizmetkârlarıdır. Feelbeastler, muazzam büyüklükte olup, uzun boyunları ve gagaları ile her kuşaktan büyüklerdir. Kalın, kaygan ve tüysüz bir grimsi deriye, uzun kuyruğa, iri yarı pençelere, yırtıcı tırnaklara, keskin dişlere ve son derece muazzam kanatlara sahip ejderhalardı. Fellbeastler, sadece Nazguller'in emrinde yaratıklardı. Nazgullerden emir alır ve bu emir dışına çıkmazlardı. Sadık ve efendisine hizmet eden ejderha türündeydi. Bu kanatlı tayflar, Saruon'un özel zindanlarının köşesinde en kötü, en pis yiyeceklerle beslenirlerdi. Bu yüzden hayvan ölüsü (Leş) gibi kokarlardı. Fellbeastler, soyu tükenmiş uçan hayvanlardır. Üçüncü Çağ'da ejderha olarak hayatta kalabilen nadir yaratıklardır. Zamanında Sauron onları besleyerek Nazgullerin ölümcül binekleri yaptı. Nazgullerde onlara bağlanarak bir bütün olmuşlar ve küçük çapda çatışmalara girmişlerdir.
İlk olarak Yüzük Kardeşliği, 23 Şubat 3019'da Yüzük Tayfların'dan birine rastladılar. O sırada orclar tarafından da saldırıya uğramaktaydılar. Fakat; orclar'ın üzerinden karanlık bir gölge görünmüştü. Legolas, bir oku ile Nazgul'un bineğini vurarak öldürdü. Fakat; binicisi kendini kurtarmayı başarmıştı. Frodo, Nazgullerden birinin sürekli onu takip ettiğini anlamıştı.
Yüzüklerin Efendisi İki Kule Demiş ki;
- Legolas; ''Kanatlı Haberci!'' diye bağırdı. ''Onu Sarn Gebir'in üzerinde Galadriel'in yayı ile vurdum ve gökten indirdim. Bizi korku içinde bırakmıştı. Neyin nesidir bu yeni dehşet?''
- Gandalf; ''Oklarla yok edemeyeceğiniz bir şey,'' dedi. ''Öldürdüğün onun yalnızca bineğiydi. İyi iş başardın. Ama Nazgul kısa bir süre sonra yeni bir binek buldu''
Emny Muil'de, Frodo ve Sam Nazgul'ün dehşet verici çığlığını iliklerinin tam ortasına kadar hissettiler. Yine Frodo ve Sam Kara Kapılara doğru Ölü Bataklık'ta yol alırken, Kanatlı Tayflar'dan biri yana yana onları arıyordu. Gollum o sırada çok korkmuştu. Daha sonra yine birçok Kanatlı Tayf ard arda geçerek Frodo ve Sam'in korkuya kapılmalarına neden olmuşlardı.
Yüzüklerin Efendisi İki Kule Demiş ki;
- Gollum; ''Tayflar!'' diye ağladı. ''Kanatlanmış Tayflar! Her şeyi, her şeyi görürler. Onlardan bir şey gislenen Beyas Yüs'e lanet olsun! Onlar da ona her şeyi anlatır. O görür, o bilir. Ah gollum, gollum, gollum!''
Aynı gün Pippin, Gandalf uyurken merak salmış, gizlice Palantir'e bakmış ve görmemesi gereken şeyleri görmüştür. Gandalf ise, hiç zaman kaybetmeden Güneş'in ilk ışıkları ile Pippin'i Gölgeyele'nin hışmıyla hızlıca Minas Tirih'e sürdürtmüştür.
Ertesi gün (Mart'ın 9 ila 10 arası) Faramir ve komutasındaki adamlarına beş tane Kanatlı Tayf kovalamaktaydı. Fakat; Gandalf, Minas Tirith'in kapılarının ardından gelerek İstari ışığını yansıtır ve Kanatlı Tayfları kaçırtır. Kanatlı Tayflar ise, büyük bir hızla kaçarlar. Bu sayede Faramir şehre sağ sâlim ulaşır.
Pelennor Çayırları savaşı'nda Cadı Kral ve onun Kanatlı bineği, Eowyn ve Merry tarafından öldürülür. Theoden'e saldıran Cadı Kral, etrafa korku saçmaktaydı ki... Tam o sırada Eowyn amcasına yapılanları görüp Cadı Kral'a kafa tuttu. İlk önce Kanatlı Bineğinin kafasını uçuran Eowyn, daha sonra Merry ile birlikte Cadı Kra'ı öldürmeyi başarmışlardır.
Geriye kalan az sayıdaki tayflar, Kara Kapılar'ın önünde Batılılara karşı kullanıldılar. Fakat; o sırada Frodo ve Sam Gorgoroth'un düzlüklerinde yollarına devam etmekteydiler. Tayflar, Morannon Savaşı (Kara Kapılar Savaşı) alanını kuşattılar. Lâkin; Kara Efendi Lord Sauron'un hesaba katmadığı şeyler vardı.
Frodo ve Sam yüzüğü yok ettiğinde tayflar, Ateş kuyusuna doğru yönelmelerine rağmen artık çok geçti. Yüzük, alev kuyusunun arasında eriyip gitmişti. Son kalan tayflar ise; Dağ'ın alevleri arasında kaybolup gittiler.
Nazguller, John Ronald Reuel Tolkien'in Orta Dünya adlı düşsel evreninde Sauron'un en şeytâni ve en korkunç hizmetkârları olan hâyaletlerdir.Kendilerine takılan birçok isim vardır. Bunlar; Kara Süvariler, Dokuzlar ve Yüzük Tayfları denmekteydi. İsimleri, Kara Lisan'da Nazg (Yüzük), gûl (hayalet veya Tayf) olarak geçmekteydi.
Nazguller, Sauron'un olağan üstü gücüne kapılarak onun ardından gitmişlerdir. Fakat; zamanında her biri insandı, ulu bir Kral... Lâkin; Aldatıcı Sauron onlara dokuz güç yüzüğü verdi ve tamakârlığın kör ettiği bu Krallar birer birer ortadan kayboldular. Sonunda Sauron'un kölesi oldular. Ne canlı ne ölü... Lâkin; Yüzüğün varlığnı hep hissediyorlardı. Çünkü onlar ''Yüzük Tayfları'' idi.
Nazgullerin önderliğinde Angmarlı Cadı Kral bulunmaktaydı. Bilinenlere göre; Nazguller'den üç tanesi ve aralarından Cadı Kral'ın da bulunduğu Nûmenor kökenli krallar vardı.
Nazguller, Silah olarak Mordor'un büyüleri ile kaplı; ''Zehirli Morgul Bıçağı'' adlı kılıcı kullanırlar ve bundan başka hiçbir silah kullanmazlardı. Bu silahla yaralanan herkes ölmez, karanlık ruh olarak gezinir veya Yüzük Tayflarına hizmet verirlerdi.
Nazgullerin etrafa korku saçtığı asıl güçleri; Nefesleri, çığlıkları ve her türlü şeytâni büyüleridir. Onlara karşı koyacak fiziksel bir güç yoktur. Onların ve Cadı Kral'ın ruhlarını ayakta tutan tek nesne ise; ''Tek Yüzük''tür.
Nazguller, sadece ve sadece biri yüzüğü taktığında gerçek yüzleri, yüzüğü takan kişi tarafından görünürdü. Başka kişi ve kişiler tarafından normal şartlar altında asla görükmezdi.
Nazguller; gün ışığında genellikle gezinemezlerdi. Fakat; gece ve gündüzleri kara süvari kılığında dolaşırlardı. Dolaşırken de kanatlı binekleri ile değil, gözleri alev ile kaplanmış, diğer atlara göre daha büyük, yöneticisi tarafından ehlileştirilmiş atları vardı. Bu atlar ile gecenin zifiri karanlığında yol alırlardı.
2. Çalışmam.


LinkBack URL
Geri Linkler Hakkında

Alıntı İle Cevapla



